banner2

banner1

banner22

Alişan’a tepkiler çığ gibi büyüyor

Sağlık Sen Şube Başkanı Abdullah Sönmez, SESOB Başkanı Hasan Alişan’ın sağlık çalışanları için “işlerini yaptılar paralarını aldılar” sözü için özür beklediklerini söylerken Sağlık’ta Mart ayında şiddet raporunu da açıkladı.

GÜNDEM 09.04.2021, 10:29 Editör: Aysima Kortak
Alişan’a tepkiler çığ gibi büyüyor
banner48

Katıldığı bir programda sağlık çalışanları için “işlerini yaptılar paralarını aldılar” diyen SESOB Başkanı Hasan Alişan’a sağlık çalışanlarının tepkisi çığ gibi giderek büyüyor.

Sağlık Sen Şube Başkanı Abdullah Sönmez’in konu ile ilgili yaptığı açıklama şöyle;

Sağlık çalışanlarımızın tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 ile canlarını ortaya koyarak yaptıkları mücadelede destan yazarken ve tüm dünya buna alkış tutarken SESOB başkanının esnafımıza sahip çıkma adına kurduğu cümleler bizleri derinden yaralamıştır. Salgının en ağır yükünü sağlık çalışanlarımız sırtlanmışken ücret dağılımının da en mağdurudurlar ve hak ettikleri ücretleri alamamaktadırlar. Sağlık çalışanlarımız şehit verirken, eşlerinden çoluk çocuklarından aylarca ayrı kalırken böylesi hassas dönemde sözlü ve fiziki saldırılara maruz kalıyorlar.

MART AYI SAĞLIKTA ŞİDDET RAPORU

Biz başkanın ettiği sözleri reddediyor ve tüm kamuoyunu ve kendisini sağlık çalışanlarımızın maruz kaldığı mart ayı şiddet raporunu okumaya davet ediyoruz. Ülke genelinde virüs riskinin en yüksek seviyelere ulaştığı Mart ayında sağlık çalışanlarına yönelik şiddet konusunda ne yazık ki bir gerileme olmadı. Ay boyunca, 22 saldırganın yer aldığı 16 şiddet olayı yaşandı. Bu rakamlar; Ocak ayında 45 saldırgan, 13 şiddet olayı şeklinde gerçekleşmişken, Şubat ayında 36 saldırgan 9 şiddet olayı olarak kayıtlara geçmişti. Gerek önceki veriler gerekse 2021 yılının ilk üç ayı verileri, genel itibarıyla her bir şiddet olayına birden fazla kişinin sebep olduğunu ortaya koymaktadır. Yani neredeyse her ay şiddet olaylarına sebebiyet veren kişi sayısı, yaşanan olay sayısından fazla olmaktadır. Bu da saldırıların bireysel olmadığını gözler önüne sermektedir. Dikkat çeken bir nokta da çoğu zaman saldırgan sayısının, mağdur sağlık çalışanı sayısından fazla olmasıdır.

16 ŞİDDET OLAYI YAŞANDI

Örneğin, 45 saldırganın yer aldığı Ocak ayında, 19 sağlık çalışanı mağdur olmuştu. Şubat ayında bu oran, 36 saldırgana 13 mağdur sağlık emekçisi şeklinde gerçekleşmişti. Mart ayında bu açıdan bir değişiklik olduğunu görüyoruz; 22 saldırgan, 24 sağlık çalışanını mağdur etmiştir. Yani uzunca bir aradan sonra ilk defa Mart ayında saldırgan sayısı, mağdur sayısının gerisinde kalmıştır. Mağdurlar, önceki aylarda olduğu gibi çoğunluk itibarıyla Mart ayında da hem sözlü hem de fiili şiddet gördü. Sayısal olarak ifade etmek gerekirse, 16 şiddet olayının 13’ü hem sözlü hem fiili, 3’ü ise sözlü olarak vuku buldu.

YAPANIN YANINA KAR” KALDI

Olaylara sebep olanlar ise hiç değişmiyor. Ay boyunca yaşanan 17 şiddet olayının 7’sinde hasta yakınları, 4’ünde bizzat hastalar, 2’sinde de bizzat yöneticiler rol aldı. Geri kalan 3 şiddet olayına ise saha çalışmalarında karşılaşılan kendini bilmez kimseler sebep oldu. Saldırganların çoğunun uyguladığı şiddet, Mart ayında da ne yazık ki “yapanın yanına kar” kaldı. Şöyle ki yaşanan 16 olayla ilgili olarak 9 saldırgan hakkında herhangi bir işlem yapılmazken, 6 şahıs ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. 5 saldırgan hakkında soruşturma başlatılırken, sadece 2 saldırgan tutuklandı. Şiddet olaylarının çoğunun adresi yine değişmedi; hastaneler. Mart ayındaki şiddet olaylarının 9’u hastanelerde, 1'i ilçe sağlık müdürlüğünde, 6’sı da çeşitli saha çalışmalarında meydana geldi. Bahsi geçen olaylarda; 5 doktor, 8 ATT, 1 hemşire, 1 tıbbi sekreter, 1 ebe, 2 güvenlik görevlisi, 2 filyasyon ekibi ve 4 de farklı branşta görev yapan sağlık çalışanı şiddetin kurbanı oldu. 

MAHKEME KARARLARI

Mart ayının hemen başında verilen bir mahkeme kararı ise ay boyunca yaşanan şiddet olaylarının adeta önüne geçti. Eylül 2020’de Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan ve tüm Türkiye’nin gündemine oturan şiddet olayıyla ilgili mahkeme, 5 sanık hakkında ara kararı verdi. İlgili mahkeme kararında, 2 sanığın "konutu terk etmeme" şartını adli kontrol şartıyla haftada bir gün imza atmaya çevirirken, 3 sanığın ise "haftada bir gün imza atma" adli kontrol şartını, hastaneye 100 metreden fazla yaklaşmama cezasına çevirdi. Bunun yanında sağlık çalışanlarını teskin eden haber Trabzon’dan geldi. Mahkeme, geçtiğimiz yıl Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi'nde doktor, hemşire ve güvenlik görevlisine saldırıp, oksijen tüpüyle kovalayan saldırgana 5 yıl hapis cezası verdi. Ayrıca İzmir’de, bir sağlık çalışanına saldıran hasta yakınına mahkeme, yaralamadan 13 bin TL, hakaretten 7 Bin 800 TL olmak üzere toplam 20 bin 800 TL cezaya hükmetti. Bu mahkeme kararlarının yanında, Gaziantep ve Eskişehir’den de sağlık çalışanlarının saygınlığını arttıran iki güzel davranışa tanık oldu Türkiye. Gaziantep’te görev yapan Dr. Ayşe Okuducu, kendisini tehdit eden şahsı, özür dilemesi ve sağlık çalışanlarına pizza dağıtması şartıyla affetti. Eskişehir’de ise ambulansla koronavirüs şüphelisi hastayı, hastaneye yetiştirmeye çalışan 3 sağlık emekçisi, trafikte kendilerine tehditler savurup, hakaretler yağdıran otomobil sürücüsünü, LÖSEV’e 10 bin TL bağış yapması karşılığında affetti.  

ŞİDDETİN FAİLLERİNİ UZAKTA ARAMAMAK GEREKİYOR

Fedakar sağlık çalışanları genelde hasta ve hasta yakınlarının şiddetine maruz kalıyor. Bu yönüyle sağlıkta şiddetin faillerini uzakta aramamak gerekiyor. Aslında trajik olan da bu. Hastanelere şifa bulmak için gelen hastalar ve yakınları, şifa dağıtan elleri, tabiri caizse kırıyor. Bu durumu kabul etmek, mümkün değil. Eskilerin tabiriyle hemhal olmanın yani empati kurmanın ne büyük bir nimet olduğu, bu gibi durumlar karşısında bir defa daha karşımıza çıkıyor. Sağlık çalışanları da insan ve yegane amaçları şifa dağıtmak. Kırılan eller, hakarete uğrayan onurlar, küfre ve tehdide maruz kalan şahsiyetler nasıl ve nereye kadar şifa dağıtabilir, bunu herkesin iyi idrak etmesi gerekir”

Yorumlar (0)