banner2

banner1

banner22

“Ahilik nostalji değildir”

Anadolu Gençlik Derneği Sakarya Şube Yönetimi esnaf ziyaretlerine devam ediyor. Şube Başkanı Ali Ahmet Çelik ve beraberindeki yönetimi Sakarya’nın sevilen esnaflarını ziyaret ederken bir yandan da Sakarya esnafının nabzını tutmaya devam ediyor.

GÜNDEM 01.07.2020, 10:29 Editör: Ebru Bulut
“Ahilik nostalji değildir”
banner48

ESNAF ZİYARETLERİ

Anadolu Gençlik Derneği Sakarya Şube Yönetimi esnaf ziyaretlerine hız kesmeden devam ediyor. Şube Başkanı Ali Ahmet Çelik ve yönetimi 46. Dönem hazırlıklarına Sakarya esnafını dinleyerek başladı. Hayır çalışmalarda öncülük eden Sakarya esnafına ziyaretlerde bulunurken çeşitli hediyeler takdim edildi.

AHİLİK ANLAYIŞI”

Ahilik anlayışının, bir meslek grubunun çıkarlarını korumak üzere örgütlenmiş bir yapı olmadığına dikkati çeken Çelik, "Ahilik, kardeşlik bağı ile birbirlerine kenetlenmiş her meslek grubundan yiğit ve cömert insanların oluşturduğu bir yaşam biçimidir. Vahşi kapitalizmin egemenliği altında ezilen piyasanın, insani olan bir döneme geçmesi için Ahilik'te vücut bulmuş değerlerin yeniden sahiplenilmesi gerektiğine inanıyoruz. Pandemi sürecinde bu değerlerin ne kadar önemli olduğunu birkez daha görmüş olduk. Toplumun her kesiminde olduğu gibi esnafımızda zor zamanlar geçiriyor. Milletimiz bu be benzeri zorlukların üstesinden her zaman birlik ve beraberlikle gelmiştir. Bizlerde gençler için yaptığımız çalışmalarda bizleri yalnız bırakmayan desteklerini her daim hissettiğimiz esnaflarımızı ziyaret ederek teşekkür etmek istedik. İnşallah kazançları bol ve bereketli olmaya devam eder." diye konuştu.

“AHİLİK BİR AHLAK KURALIDIR”

Çelik, "Ahilik toplumda yaşayan herkesi birbirine yaklaştıran, kaynaştıran, dost edindiren ve dayanışma kurulmasını sağlayan bir medeniyettir. Ahiler, bir toplumda fertleri birleştiren müşterek kıymetler olmadığında ve bağlar kurulmadığında veya sahip olunan değerler kaybedildiğinde, görünüşteki bütünlüğe rağmen, birliğin bozulacağı, toplumun içten içe parçalara ayrılacağı bilincindeydiler. Ahiliğin asıl amacı toplumun top yekün kalkınmasıdır. Ahilik şımarıklığa, israfa, tembelliğe ve miskinliğe karşıdır. Yani maddi zenginlik, manevi zenginlikle birlikte olmalıdır. Ahilik anlayışının öncelediği bir toplumda üretmeden, çalışmadan üleşmek mümkün olmadığı gibi, gayri ahlaki bir usulle para kazanma ve zengin olma yolları da kapalı idi. Çalışmak ve üretmek, alın teri ile kazanmak Ahilikte bir "ahlak" kuralı halini almıştı. Bunun için herkesin mutlaka bir mesleği ve işi olmalı idi. Ahi kendi kendine yeterli insan olmalıdır. Kimseye yük olmayacak kendi elinin ekmeği ile ayakta kalacak; bununla da kalmayacak ekmeğini herkesle paylaşabilecektir. Ahilik halkın sırtından geçinenlere, haksız kazanca, hileli işlere, rüşvete hele hele bir köşeye çekilip tembel tembel oturanlara karşı çıkmış, onlarla mücadele etmiştir." şeklinde konuştu.

“GENÇLERE AHİLİK ANLAYIŞINI MUTLAKA ÖĞRETMELİYİZ”

Ahilik düzeninde, iş ve meslek ahlakını mecburi kılan kurallar geliştirildiğinin altını çizen Mali İşler Komisyonu Başkanı Muhammed Öztopaloğlu, Kendinden önce başkalarını düşünmek ve kollamak, hak ettiğinden fazlasını istememek, kanaat ve tevazu ölçüleri içerisinde "hırs" ve bencillikten uzakta durmak, kendi yeteneğine uygun bir işle meşgul olmak, sanatını mutlaka bir pir'den, üstattan öğrenmek ve birliğin, beraberliğin korunması için herkese saygı, sevgi göstermek, Ahiliğin mutlaka uyulması gerekli görülen, ahlak ve görgü kurallarını oluşturuyordu. Gençlerimize; "Eline, diline, beline sahip olmak" olarak özetlenen Ahilik anlayışını mutlaka öğretmeliyiz. Çalışan genç emeğinin hakkını alın teri kurumadan alabiliyorsa, işveren çalışanın hakkını gözetip onları koruyabiliyorsa; aile, toplum, bir şehir ve tüm ülke adalet ve hak üzerine olduğu için huzurlu, güvenli ve yaşanabilir bir yer olur." dedi.

“AHİLİK BİR NOSTALJİ DEĞİLDİR”

Ahiliğin öneminden bahseden eskide kalmış bir değerler dizini olmadığını ifade eden Öztopaloğlu "Geçmişte ecdadımızın kurduğu ahlak bütünlüğünü bir masal gibi dinleyip kenara çekilemeyiz. Koyulan her kural bu toplumun ruh bütünlüğünü sağlamlaştıran bir tuğla misali hayati bir öneme sahiptir. Medeniyetimizin kurucu ilkelerini reddetmek yerine bugüne karşılık gelecek şekilde geliştirmeliyiz" ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)