banner2

banner1

banner22

65 yıldır aile mesleğini sürdürüyor

Geyve İlçesinde yaşayan 79 yaşındaki bıçak ustası Mustafa Arık, Sakarya Valiliği tarafından yılın ahisi seçildi. Kendisinin bu işte 5’nci kuşak olduğunu belirten Arık, “Babama Bıçkıcı Şevki derlerdi, ben şimdi Bıçakçı Babayım” dedi.

Geyve 19.09.2020, 13:10 Editör: Ebru Bulut
banner48

AİLE MESLEĞİNİ SÜRDÜRÜYOR

Sakarya Valiliği tarafından 2020 yılının ahisi olarak seçilen 79 yaşındaki bıçak ustası Mustafa Arık, 1870 yılında açılan ve önce dedesinden babasına, daha sonrada kendisine kalan bıçakçılık ve bileyicilik mesleğini 65 yıldır sürdürüyor. Son olarak oğlu Faruk Arık’a da mesleğini öğreten ve kaybolmaya yüz tutan mesleğini sürdüren Mustafa Arık, hala aktif olarak her gün Geyve İlçesine bağlı Alifautpaşa Mahallesi’nde bulunan dükkanını açarak çalışıyor. Kendi ürettiği bıçakları da saran Mustafa Arık, bıçak bileme işini de sürdürüyor.

“OĞLUM BENİM SAĞ KOLUM”

Oğlu Faruk Arık ile yıllardır birlikte çalıştıklarını belirten Mustafa Arık, “79 yaşındayım. Doğduğumdan beri rahmetli babamla beraberdik. Babam 1982’de vefat etti, o zamandan sonra ben devraldım. O zamandan beri tüm kesici aletlerin bilemesini yapıyoruz. Bende rahmetli babamla 10 lira kazandığımda 5’er lira bölüşürdüm, şimdi de oğlum Faruk’la da öyleyiz. O benim sağ kolum, beraber her gün bıçak kesiyoruz. Onları sulayıp buraya getiriyoruz. Eskiden dükkanda körüğümüz vardı, motorları alınca körüğü eve taşıdık. Şimdi evde bıçakları suluyorum, sonra buraya getirip onlara her türlü işlemi burada yapıp saplarını takıyorum ve hazır hale getiriyorum” ifadelerini kullandı.

“BEN ŞİMDİ BIÇAKÇI BABAYIM”

Babasının bu mesleği dedesinden öğrendiğini belirten Mustafa Arık, “Ben 5’inci kuşağım. Babamın babası İstiklal Harbi’nde vefat etmiş, Çanakkale’de benim küçük oğlan künyesini bulmuş; Geyve Epçeler Köyü, Hasan oğlu Mustafa diye. Benim ismimde Mustafa, babasının adını vermiş babam bana. Babamlar yetim kalmış, dedesi bu işi yaparmış babamın. Babam dedesinden öğrenmiş, hatta dedesi; ‘ben mesleğimi mezara götüreceğim sanmıştım ama bir torunum çıktı’ demiş. Babam çokta fakirmiş, yetim olduğu için. Köyde annemin dayısı babama el atmış. Küçük bir evimiz vardı 2 gözlü. Eskiden beri Çarşamba günleri Pamukova’ya, Perşembe günleri Geyve’ye, Cuma günleri de trenle Sapanca’ya giderdik bıçkı biçmeye. Oradan da motorlarla Sapanca Gölü üzerinden Kocaeli Eşme’ye geçerdik. Eskiden benim babama Bıçkıcı Şevki derlerdi, ben şimdi Bıçakçı Babayım” dedi.

Yorumlar (0)