banner2

banner1

18.05.2020, 15:10

Gençlik Nereye Gidiyor Yeğenim

“Her kategorize etme girişimi, aynı kategoriye koyduğunuz nesneleri olduğundan daha benzer; diğer kategoriye koyduğunuz nesneleri olduğundan daha farklı göstermeye dayalı olduğundan, hep eksiklik ve çarpıtma içerir.”

           Prof. Dr. Hakan Türkçapar / Psikiyatrist

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın gelmesiyle birlikte her yıl yapılan “Gençlik nereye gidiyor?” sorgulaması beni bu alıntıyı yapmaya yöneltti. Gençlik tek bir davranış türüne bağlı bir kavrammış gibi aşırı genelleme dolu yorumlar, her şeyi somut bir şekilde gözlemleyip sonuca ulaşmış gibi yapılan değerlendirmeler… Halbuki bu yoruma TRT Arşiv’den çıkarılmış bir 19 Mayıs röportajından ulaşmış. İki dakikalık bir röportajı izlemek “Şimdiki gençlerin diksiyonu da bu kadar iyi olsa keşke. Gençlik çok bozuldu…” demesine sebep oluyor. Yahu, zamanında her gün İstiklal Marşı ile açılış yapan TRT gibi köklü bir kanala verilen röportajla Sarı Mikrofon’un röportajları bir olabilir mi? TRT Arşiv’i yeterince incelerseniz görürsünüz ki tüm konuşmalar son derece düzgün bir Türkçeyle yapılıyor. Demek ki televizyona çıkarılacak kişiler ve söyleyecekleri özenle seçiliyor, sonunda da ortaya günümüzde imrendiğimiz görüntüler ortaya çıkıyor. Böyle kurgulanmış bir içerikteki gençle, sokakta yüzüne bir anda dev bir mikrofon doğrultulmuş gencin konuşmasının aynı olmasını bekliyoruz bir de.

Düşünün, kafanızda bir sürü mesele varken muhabir sizi durduruyor ve belki de daha önce duymadığınız bir konu hakkında fikrinizi soruyor. O anda düşünüp karar verip konuşmanız gerekiyor. Televizyondasınız, zeki ve yetkin görünmek istiyorsunuz. Dilinizden dökülen kelimelerinse hiç öyle bir yanı olmuyor, heyecanınız sizi aptal gibi gösteriyor. İşte televizyon bunlarla dolu olunca da önceden kurgulanmış bir röportajla bu, aynı koşullar altında yapılmış gibi görünüyor.

Konuya daha geniş bakabilmek için bundan bir elli yıl sonrasını düşünelim. Gelecekteki kişilerin elinde bugünden sadece o havalı TED konuşmaları olsun. Sonuçta hiçbir meselesi olmayan, iki cümle konuşamayan kişiler TED’de yer almaz değil mi? En azından temel sunum becerilerine sahip olurlar. Böylece TED arşivinde gezinen biri de aynı şekilde “O zamanın gençleri ne güzel eğitimliymiş, şimdikiler iki cümleyi bir araya getiremiyor,” diye düşünecektir. Bu da ekrandaki kısıtlı görüntülerin genel bir yargıya varmak için yeterli olmadığını kanıtlayacaktır.

Düzgün konuşmaya, yazmaya gerçekten önem veririm. Bir insan kitap gibi konuşmasa bile en azından dilini düzgün konuşabilecek yeterlikte olmalıdır diye düşünüyorum. Kelimelerin yarım yamalak kullanılması gerçekten de rahatsızlık uyandırıyor. Ancak gençlerin kendi aralarında bu dili kullanarak iletişim kurması gençliğin kötüye gittiğine değil, ihtiyaçların farklılaşmasından dolayı kültürün değişimine yorulmalıdır. Dil tamamen ihtiyaca göre şekillenir. Kendine en kolay çıkış yolunu arar. Teknolojik ve ekonomik gelişmeler, bilginin niteliğinin değişmesi, konuşma dilini de etkilemektedir. Misal önceden çok daha düzgün konuşuluyorsa bunun sebebi aktarımın çok önemli oluşundandır. Kişi öğrendiklerini dili çok iyi kullanıp aktarabilmeliydi ki doğru bir kaynak haline gelebilsin, çünkü insanların ulaşabilecekleri kaynaklar epey sınırlı. Ancak günümüzde bir kişi derdini anlatmak için bir konunun makalesini arkadaşına telefondan gösterebiliyorsa ihtiyacı olan şeyi zaten almıştır ve o düzgün kelimelere duyduğu ihtiyaç günden güne azalır.

Kültürümüz sürekli değişiyor ve bu değişme her zaman istediğimiz yönde olmayabilir. Değişimi saf “kötü” olarak yorumlamak tamamen kişinin hangi pencereden baktığıyla ilgilidir. Gençlerdeki bu değişime hayıflanıp durmaktansa kullandıkları dili öğrenmeye ve “günümüz şartlarında” geliştirmeye çalışmak hem zaman kazandırır, hem de dilin asıl işlevi olan iletişimi güçlendirir.

Bu arada şu an bahsini ettiğim gençlerden kendimi ayrı tuttuğumu acı bir şekilde fark ettim. Bunun türkü dinlemekten keyif almaya başlamamla bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Yaşlanıyoruz be azizim…

Yorumlar (0)