CUMHURİYET’İN İLANI


İstanbul'daki Osmanlı Hükümeti 25 Ekim 1923'te istifa etti. Böylece Cumhuriyet yankıları başladı.1 Kasım 1922'de saltanat kaldırılarak Osmanlı Devleti hukuki olarak sona erdi.  



DEVAMINI OKUMAK İÇİN HER SAYFADA SAYILARA TIKLAYINIZ

Saltanatın kaldırılmasının ardından Mustafa Kemal Atatürk 28 Ekim gecesi İsmet İnönü’yle, devletin niteliğinin Cumhuriyet olduğunu saptayan bir yasa tasarısı hazırladı. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda yapılan değişikliklerin kabulü ile Cumhuriyet, 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ilan edildi. Cumhuriyet’in ilan edilmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı için yapılan gizli oylamada 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Gazi Mustafa Kemal Paşa, TBMM tarafından yeni Türk devletinin ilk cumhurbaşkanı seçildi. 


"Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayanır. Türkiye Devletinin hükümet şekli Cumhuriyettir" Mustafa Kemal Atatürk

SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ


Sakarya Meydan Muharebesi, Türk tarihinin en önemli savaşlarından biri. 8 Temmuz 1921’de hareketlenen Yunan ordusunun 10 Temmuz’da başlattığı büyük saldırı 24 Temmuz’a kadar devam etti.  Bu doğrultuda Türk ordusunda önemli hazırlıklar başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Mustafa Kemal Atatürk’ü 5 Ağustos 1921’de “Türk Orduları Başkomutanı” olarak görevlendirdi. TBMM Başkanı ve Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ile İcra Vekilleri Heyeti Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi birliklerinin Yunan ordusuyla arada büyük bir mesafe bırakılarak Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesine karar verdi.

BAŞKOMUTAN ATATÜRK EMİR VERDİ


Başkomutan Atatürk, 7-8 Ağustos’ta “Tekalif-i Milliye Emirlerini” yayımladı. Kaynakların önemli bir kısmının Sakarya Cephesi’ne aktarılmasını sağlayan Atatürk, 12 Ağustos 1921’de Batı Cephesi’ne giderek, düşmanın muhtemel hareketlerine yönelik stratejileri de belirledi.Yunan kuvvetleri, 13 Ağustos’ta ileri saldırıya başlamasının ardından 23 Ağustos’tan itibaren de ağırlık merkezi Sakarya mevzisinin güney kanadı olmak üzere taarruza geçti. Atatürk, “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanı ile ıslanmadıkça terk olunamaz” emrini verdi.

ZAFERLE SONUÇLANDI


Yunan ordusu Haymana istikametinden taarruza geçti ancak başarılı olamadı. Türk ordusu, 10 Eylül’de başlattığı taarruz ile Yunan ordusunu hezimete uğrattı. Sakarya Meydan Muharebesi, 13 Eylül 1921’de düşmanın Sakarya Nehri’nin doğusunda tamamen yok edilmesiyle zaferle sonuçlandı. Zaferin ardından ise 19 Eylül 1921’de Başkomutan Atatürk’e Meclis tarafından “Mareşal” rütbesi ve “Gazi” unvanı verildi. 

Ayrıca Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün atının adı ise Sakarya’dır.

ADAPAZARI’NIN KURTULUŞU


Ali Fuat Cebesoy, Sırrı Bey, Hasan Cavit Bey, Çerkez Sait Bey, Koçzade Mahmut Bey, Metozade Hüzeyin Efendi, Abdurahman Bey, Cevat Bey, Kaymakam Tahir Bey, İbsiz Recep, Osman Kaptan, Kazım Kaptan, Halit Molla gibi pek çok kahramanımız Kuva-i Milliye hareketine sağladıkları yardım ve destekle milli mücadelenin şerefli sahifelerinde yer almışlardır. Mustafa Kemal Paşa 9. Ordu müfettişliğine atanmış ve 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmıştı. Havza ve Amasya genelgelerini yayınlayıp kongreler yaparak Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştı. Üç yıl boyunca devam eden Milli Mücadele hareketinde ve Kuvayi Milliye’nin kurulması aşamasında Adapazarı ön saflarda yerini almıştır. Adapazarı çevresindeki Türk gençleri çeşitli çeteler oluşturarak, Ermeni ve Rum çeteleriyle mücadele ediyorlardı. 10 Mayıs 1920’de Ahmet Anzavur Adapazarı ve Geyve bölgesinde ayaklanmış, ancak bütün savaşları başarısızlıkla sonuçlanarak 22 Mayıs 1920’de İstanbul’a gitmiştir. Öte yandan 11. Yunan Tümeni İzmit’i işgal altında bulundururken, 24 Mart’ta Kırkpınar’ı, Sapanca’yı, bir gün sonra da Adapazarı’nı işgal etmişti.

Üç ay süren Yunan işgalini milli çete grupları dağıtmışlardır. İşgalin sinyallerini alan Adapazarı halkı önceden şehri boşaltmıştı. Kimsesiz kadın ve çocuklarda İran Konsolosluğu’na sığınmışlardı. 28 Mart sabahı Yunan birlikleri Sakarya’yı geçerek nehrin 500 metre doğusuna ilerlemişlerse de, Türk kuvvetleri yoğun çarpışma  ile tekrar Yunan Kuvvetlerini nehrin batısına püskürtmüştü. Kasım Bey Mayıs 1921 başlarında kolordusunu Düzce’den Geyve’ye naklediyordu.  Bir alay Sakarya Nehri boyunca yayılırken, bir alay da Arifiye-İzmit güzergâhına yerleşmişti. Diğer bir alay da İzmit dolaylarında yedekteydi. Düşmanın 19. Tümeni ise yeni bir düzenleme çerçevesinde 16 Haziran 1921’den itibaren İzmit’te toplanmaya başlamıştı ki, esas itibarıyla düşman Bursa’ya çekiliyordu.

Ancak düşmanın Adapazarı’ndan çekilirken şehri yakmaması için tedbirler alınmış ve Sakarya Bölge Komutanlığı’nın üç baskın kolu, 21 Haziran 1921 sabahı erken saatlerde küçük bir çatışma sonucu şehre girmişti. Osman Kaptan, Kazım Kaptan kuvvetleri ile Molla Halit kuvvetleri şehirde asayişi sağlamış, Hükümet Konağı’na Türk bayrağını çekmiş ve kurtuluştan sonraki ilk sabah ezanını da Halit Molla Bizzat okumuştu.

Yorumlar