Küresel ekonomide en büyük riskin enflasyon olduğunu vurgulayan Şimşek, enerji ve ham madde fiyatlarındaki artışın hem maliyetleri yükselttiğini hem de büyümeyi baskıladığını ifade etti. Sürecin uzaması halinde dünya genelinde stagflasyon ve resesyon riskinin gündeme gelebileceğini belirten Şimşek, ateşkesin olumlu bir gelişme olduğunu ancak etkilerin kısa sürede silinmeyeceğini kaydetti.
Türkiye ekonomisinin bu süreçte benzer ülkelere göre daha dirençli kaldığını söyleyen Şimşek, yaşanan dalgalanmaların Türkiye’ye özgü değil, küresel kaynaklı olduğunun altını çizdi. Ekonomi yönetiminin savaşın başlamasıyla birlikte hızlı şekilde toplandığını belirten Şimşek, alınan önlemlerle piyasaların sağlıklı işleyişinin korunduğunu ifade etti.
Enerji fiyatlarındaki artışa karşı uygulanan eşel mobil sistemine de değinen Şimşek, bu uygulama sayesinde akaryakıt fiyatlarının vatandaş üzerindeki yükünün sınırlandığını söyledi. Şimşek, “Eğer bu sistem devrede olmasaydı mazotun litresi 103 lira, benzinin litresi ise 78 lira olacaktı” diyerek bütçe üzerinden önemli bir destek sağlandığını vurguladı.
Rezervlere ilişkin de bilgi veren Bakan Şimşek, Türkiye’nin yaklaşık 162 milyar dolarlık rezerv gücüne sahip olduğunu söyledi. Net rezervlerde de artıya geçildiğini belirten Şimşek, bu yapının dış şoklara karşı önemli bir güvence oluşturduğunu ifade etti.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyona etkisine de değinen Şimşek, bu artışın doğrudan etkisinin yaklaşık 1,1 puan olduğunu belirtti. Hükümetin en büyük önceliğinin hayat pahalılığıyla mücadele olduğunu söyleyen Şimşek, enflasyonla mücadelede kararlılık mesajı verdi.
Bazı sektörlerde maliyet artışının çok üzerinde zamlar yapıldığını ifade eden Şimşek, fırsatçılığa karşı denetimlerin artırıldığını söyledi. Ticari ve mali incelemelerin sürdüğünü belirten Bakan, özellikle fahiş fiyat uygulamalarına karşı taviz verilmeyeceğini vurguladı.
Vergi affı beklentilerine de net yanıt veren Şimşek, yeni bir vergi affı ya da yapılandırma planının gündemde olmadığını açıkladı. Şimşek, “Çok kazanandan daha çok vergi almaya devam edeceğiz. Zor durumda olan şirketlerimiz mevcut yasal imkanlar çerçevesinde taksitlendirme başvurusu yapabilir. Ancak vergi affı niteliğinde yeni bir yapılandırma kesinlikle olmayacak” dedi.