HABERLİSİN-
"ASIL KORKUM ORASI" DİYEREK O İLÇEYE DİKKAT ÇEKTİ
Depremin ardından İstanbul’un batısında yer alan fay hatlarına odaklanan Üşümezsoy, özellikle Büyükçekmece ile Küçükçekmece arasındaki bölgeye dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Biz bu fayın derinliğinin 10 km olduğunu ve 7 büyüklüğünde değil, maksimum 6.5 büyüklüğünde bir deprem üretebileceğini söyledik. Son deprem, Silivri ile Kumburgaz arasındaki 30 km’lik segmenti kırdı. Ancak Büyükçekmece ile Küçükçekmece arasında orta sırtı kesen aktif bir fayın olmadığını ve bu depremin de bunu doğruladığını düşünüyorum.”
"İSTANBUL'DA BÜYÜK DEPREM BEKLEMİYORUM"
Son yıllarda sık sık gündeme gelen “Büyük İstanbul Depremi” senaryolarına da değinen Üşümezsoy, Marmara Denizi'nde 7.8 büyüklüğünde bir depremin beklendiği yönündeki görüşlere karşı çıkarak şunları söyledi:
“Marmara’da, İstanbul açıklarında büyük bir deprem beklemiyorum. Bu tür büyük depremler daha çok Düzce ve Antakya hattındaki faylarda meydana geliyor. Son 7.8’lik deprem de bu hattın dışında gerçekleşmişti.”
ÇANAKKALE VE ÇEVRESİNİ UYARDI
Deprem riski taşıyan bölgeler konusunda Marmara dışındaki alanlara işaret eden Üşümezsoy, özellikle Çanakkale ve çevresine dikkat çekti:
“Çan’dan yukarıya doğru uzanan Biga fay hattında stres birikimi gözleniyor. Bu bölgedeki son büyük kırılma 1737 yılında oldu. Dolayısıyla bu bölgede yeni bir depreme hazırlıklı olunmalı.”
"DEPREM DEĞİL, HAZIRLIKSIZLIK ÖLDÜRÜR"
Uzmanlar, olası depremlere karşı sadece İstanbul değil, çevre illerde de yapı denetimlerinin artırılması ve afet bilincinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirtiyor. Prof. Dr. Üşümezsoy’un açıklamaları, özellikle yerel yönetimlerin bölgesel risk haritalarını yeniden değerlendirmesini gündeme getiriyor.