Diğer fotoğrafları görmek için yukarıdaki fotoğrafı tıklayın
haberlisin.com -
Kahramanmaraş merkezli 10 ilde meydana gelen ve asrın felaketi olarak nitelendirilen depremler sonrası 42 binin üzerinde vatandaşımız hayatını kaybetti. Meydana gelen depremler sonrası bölgeye ulaşan ilk ekipler arasında Sakaryaspor taraftarlar grubu Tatangalar yer aldı.,
Depremin vurduğu yerlerden biri olan Hatay Kırıkhan'da depremzedelere umut olan Tatangalar, ilk günden bugüne bölge halkının ihtiyaçlarını karşılamak için canla başla uğraştı.
Bölgeye giden Tatangalar ekibinde yer alan Halil Erişoğlu yaşadıklarını duygu sözlerle sosyal medya hesabından paylaştı.
İşte o paylaşım:
"Uyanık ve kendi acımla meşguldüm saat 04.17 de, dün gecede deprem olmuş sanki daha büyük acılar getirecek gibiydi gece. Hemen yan odaya koşup Vahittin’i uyandırdım ikimizde korkmuş bir şekilde birbirimize bakıyorduk, zorla söyledim “Çok Büyük Deprem Oldu , Güneydoğu Komple Yıkılmış” korkak, heyecanlı bir şekilde telefona sarılıp henüz uyanmamış Anıl ve Yılmaz abiye Günün pek de aydın olmadığını anlatıyor vakit kaybetmeden yardım çalışmamalarına başlamamış gerektiğini yazıyordum.
Sabahın ilk ışıklarıyla İstanbuldan Adapazarı’na koşuyordum çoktan açılmıştı Atatürk spor salonu sanki seferberlik ilan edilmiş gibiydi koşarak getiriyordu insanlar yardımlarını bize kalem kağıtla gelen burda en az ne var diye not alıp gidip getiren insanlar hatırlıyorum
Adapazarı özlendiği halini almıştı çocuklar yardım kolileri arasında koşturuyordu. Günü sosyal medyada bağırıyordu insan gücünün ihtiyaç olduğunu ve Hatay’ın bir çok anlamda unutulduğunu
99 depreminden tecrübeli eli kazma kürek tutan insanlardık teker ilk kez korku ve telaşla döndü enkaz altındaki insanların bize ihtiyacı vardı canlı veya cansız olduğuna bakmadan.
Tesadüfen girdik Kırıkhan diye bir ilçeye oysa Hatay’ın kurtuluş savaşındaki hikayesindenki en önemli insanların yetiştiği yerlerden biriymiş kader titizlikle yazıyordu hikayemizi, hiç böyle bir kaos görmemiştik bizi karşılayacak olan Sakaryada bulunmuş yerlilere ulaştık hâlâ hayatta olmalarının sebebiyle biraz mutlu üzerimize yıkılabilecek binalar tarafındanda biraz stresliydik.Hemen kurulduk çalışanları ve seçilmişleri tarafından terk edilmiş ilçe belediyesi binası önüne telaşla etrafı inceliyorduk,Avaz Avaz bağırıyorduk “Sesimi Duyan Var Mı?“ diye Abdullah diye bir ağabeyimiz duydu enkazların arasında koşarak belediye önündeki ve diğer enkazların arasında umut arayan Aliağa Belediyesinin arama kurtarma ekibine ulaşmaya çalışıyordum bir yerden sonra profesyonellik istiyordu enkaz, geceye doğru çıkardık kendisini
“hoş bulduk” ‘umuzu hissettik Kırıkhan’ı.İlçe halkının yokluğundan şikayetçi olmaya başladığı anda Genel Kurmay ve Sağlık Bakanıyla karşılaşmıştım enkazların arasında omlarında güçlü kalamayacağı bir acı vardı yüzlerinde Tatangalar olarak bir koordinasyon merkezine dönüştürmüştük ilçenin önünü her şey ordan yönetiliyordu misafir edip durumdan ve ihtiyaçlardan bahsettiğinde görevlendirilen Mersin valisin numarasını bizlere emanet ettiler artık devletin bütün imkanlarıyla bizzat iletişim halindeydik, televizyonlarda bugünlerde duyduğunuz diğer yerlere göre daha düzenli ve doğru olan Kırıkhan ilçesinin hikayesi böyle başladı.
Ertesi gün dahada kalabalıklaşmıştık vardiyalı olarak çalışıyor bize ihtiyacı olan Antakya’nında da yardımına koşuyorduk ilk defa cansız bedenler görüyordu bir çoğumuz ama defalarca kez enkaz altındaydık “Sıla” ismiydi o ilçenin bizdeki hatırası ailecek bir mezarları olsun diye çalışmıştık.
Sosyal medya aracılığıyla çalışmalarımızı takip eden Sakarya halkının güvenini ardımıza almıştık ve artık daha büyük oynuyorduk Kırıkhan için, bizimle birlikte yatıp kalkan ilk günden beri yanımızda olan kulüp yöneticilerimiz aralarında para topluyor başkanımız Cumhur Genç önderliğinde bir çadır kent hediye ediyorlardı ilçemize, diğer tarafı Suriye’ye bakan dağların arasındaki ovaya kurulmuş bu güzel şehire çok yakışıyordu Sakaryaspor yeşili, bir günlük Adapazarı istirahatimizde uyumanıyor, nefes alamıyor binaların arasında boğuluyorduk, eve gitmeden Cem yazdı zaten “Hani ne zamana dönüyoruz halkımızın bize ihtiyacı var” diye artık ünvânı “Başkan” olan Mahmut abide hiç diretmedi ikna olmak için o da çok rahatsızdı hayatta kalmanın hakkını veriyorduk bu deprem ülkesinde, çok seviyorduk Hatay’ı, Kırıkhan’ı hayatımızda ki önemli kişilerdendi kaybettiğimiz Sıla , Bereket ana lakaplı Fidan teyze, Hataysporlu minik ve çok yakışıklı Göktuğ, beldeye başkanın koltuğunuda ağırladığımız Selma teyze, canımız Abdullah, çok büyük destekçimiz Türk Askeri ve Polisi Sakaryaspor’u nedir diye peşimizde koşturan Elif, bizleri enkaz altında ağırladığı için kendini mahçup hisseden dünyanın en güzel insanlarından Hatay Belediyesine bağlı Zabıta abilerimiz orda tanıştığımız bizlere güvenip ekibimize dahil olmak isteyen,ülkenin 4-1 yanından gelen arkadaşlarımız yardımlarıyla ellerini sırtımızdan çekmeyen Sakarya halkı ve bizlere hayatımızdaki en anlamlı hediyeyi veren kulübümüz.
Söz verdik birbirimize hayata daha fazla sarılacağımıza daha bir sağlam Avaz Avaz ortalar açacağımıza no kavga no dövüş demeye ümreye gitme kararlarıda alında iletişim halinde kalabilmek için telefon numaralarıda.
Bu hikayeye son yazmayacağım çünkü hiç bitmeyecek torunlarımıza bir miras daha bıraktık eşimizle çocuğumuzla onlarla yine gideceğiz oraya hatta o kadar da uzun süreceğini sanmıyorum Cem yine yazdı “Hadi ba abii halkımız hizmet bekliyor!”
Haberlisin ve Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi olarak sizlerle gurur duyuyoruz.