Haberlisin-
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu Başkanı Murat Bal, TGRT televizyonunda Günden Özel’in konuğu oldu.
HABERİN DETAYLARINI OKUMAK İÇİN SAYILARA TIKLAYIN
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu Başkanı Murat Bal, Gülden Kalecik Demirtaş’ın sorusu üzerine mağduriyetin nasıl oluştuğunu anlattı. Murat Bal şunları söyledi;
“1986 yılında çıkan 3308 sayılı kanun kapsamında işletmelere zorunlu olarak çalışmaya yollanan insanlar var. Bu kişilerin işe girişleri yapılmış durumda. Yani sigorta kartımız var, bu sigorta kartının arkasında sigorta numarası da var. Ve bu sigorta numaramız halen geçerli, bu numaradan işlem görüyoruz. İşe giriş bildirgemiz var. Bugün öyle bir durum var ki, maalesef ki, sigorta kartının arkasında yazan numara geçerli, önündeki tarih işe başlangıç sayılmıyor. Bizim ana talebimiz bu tarihin başlangıç tarihi sayılmasıdır. Bu sigorta kartının üzerinde geçersiz, ilerde geçerli olmayacak diye bir ibare de yok. İşçilere verilenle aynı sigorta kartı. Böyle olmasına rağmen şimdi işe giriş kabul edilmiyor. O dönem bütün öğretmenler, bütün SGK çalışanları bizim işe girişin yapıldığını söyledi. Mağduriyetin ana kaynağı da o gün işe girişin yapıldığının söylenmesi, biz işe girişimiz yapıldı bildik. Buradaki işe girişin geçmeyeceğini bilseydik ailemiz bizi başka şekilde de çalıştırabilirdi. Hukuken de irademiz kısıtlanmıştır. Aslında başka bir işe girişi de gereksiz gördüğümüz için yapmamış olduk o zaman.”
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu Başkan Yardımcısı Ayhan Keskin ise; “Bize verilen sigorta kartında ilk işe giriş tarihi yazıyor. Yani bizlerin bir işe gittiği çok açık. Kartın arka yüzünde bir sonraki işe girişte bu kartı işvereninize veriniz diye yazıyor. İş Kanunda yazdığına göre de ilk işe giriştekini iş veren sayıyor. Servise bindiğimizde bile Allah göstermesin bir trafik kazasında iş kazası sayılıyor, iş veren ve sigorta kapsamında görülüyor. Bizim çırak ve stajyer arkadaşlarımız Ereğli fabrikasında çalışan arkadaşlarımız var, Sümerbank’ta baca temizleyen stajyer arkadaşlarımız var. Telekom’da kablo döşeyen, madende çalışan arkadaşlarımız var. İş Kanunundaki maddelere ve fiili çalışmalara rağmen gelip de bizlere o yapılanlara eğitim demek bizi üzüyor. Bu haksızlığın bir an önce giderilmesini bekliyoruz. Bariz bir şekilde bizim oralarda çalıştığımız belli. Bürokratlarımız ve daha üst yöneticiler bugün onun adına eğitim diyorlar. Biz derinlemesine bu konuyu sorduğumuzda, meslek liseliler ve özellikle çıraklar için 1 yıl, dört yıl, hatta 6 yıl süren iş hayatındaki bu şeylere nasıl eğitim denir dediğimizde, bu soru muallakta kalıyor. Onlar halâ kısa dönem stajdan bahsedebiliyorlar. Burada aslında Anayasal hak kaybı var. İsteseler bile uzun dönem sigorta yapamıyorlar. Bunu Avrupa’da bir vekil de söyledi. Burada bir hak kaybı olduğu kabul edildi. Fiili çalışmanın olduğu kabul edilmeli” dedi.