Mevcut uygulamaya göre, stajyer ve çıraklar eğitim süreçlerinde sigortalı olarak sisteme kaydedilse de yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı gibi kısa vadeli sigorta kollarından yararlanabiliyor. Uzun vadeli sigorta primlerinin yatırılmaması nedeniyle bu dönemler emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmiyor. Bu durum özellikle 8 Eylül 1999 öncesinde staj veya çıraklık yapan vatandaşlar için ciddi bir hak kaybı oluşturuyor.
Bilindiği üzere EYT düzenlemesiyle yaklaşık 4,8 milyon kişi emeklilik hakkı elde ederken, staj ve çıraklık sigortası olanlar kapsam dışında bırakılmıştı. Bu da yıllardır süren mağduriyet tartışmalarını beraberinde getirdi.
Uzmanlara göre, geçmişte askerlik ve doğum borçlanması gibi uygulamaların kapsamının genişletilmesi benzer bir modelin staj ve çıraklık dönemleri için de hayata geçirilebileceğini gösteriyor. Bu kapsamda üzerinde durulan olası formüller arasında; staj ve çıraklık başlangıç tarihinin sigorta girişi olarak kabul edilmesi, eksik primlerin geriye dönük borçlanma ile tamamlanması ve bu sürelerin kısmi hizmet olarak değerlendirilmesi yer alıyor.
Her ne kadar şu an için resmi bir yasa teklifi bulunmasa da, sosyal devlet ilkesi doğrultusunda ilerleyen dönemde bu konuda adım atılabileceği ifade ediliyor. Özellikle mesleki eğitimin teşvik edilmesi ve ara eleman ihtiyacının karşılanması açısından, stajyer ve çırakların sistem dışında bırakılmasının uzun vadede iş gücü piyasasını olumsuz etkileyebileceği vurgulanıyor.