Staj ve çıraklık sigortası başlangıcı emeklilik hesabında geçerli sayılmadığı için yıllardır mağduriyet yaşayan milyonlarca çalışan için umut ışığı yeniden doğdu. SGK Uzmanı yaptığı son değerlendirmeler, EYT kapsamı dışında kalan stajyer ve çıraklar için ilerleyen süreçte yeni bir düzenleme ihtimalini gündeme taşıdı.
1986 tarihli Mesleki Eğitim Kanunu’nda açıkça tanımlanan çıraklar ve stajyerler, eğitim süreçlerinde SGK’ya kayıtlı olmalarına rağmen yalnızca kısa vadeli sigorta kollarına tabi tutuluyor. İş kazası ve meslek hastalığı gibi risklere karşı sigortalı sayılan bu kişiler adına uzun vadeli sigorta primleri (malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası) yatırılmadığı için, bu dönemler emeklilik hesabında başlangıç tarihi olarak kabul edilmiyor.
Bu durum özellikle 8 Eylül 1999 öncesinde staj ya da çıraklık yapan vatandaşlar için büyük bir hak kaybı anlamına geliyor. Çünkü bu tarih, EYT düzenlemesinde kritik eşik olarak kabul edilmişti.
Emeklilikte Yaşa Takılanlar düzenlemesi ile yaklaşık 4,8 milyon kişi emeklilik hakkı elde ederken, staj ve çıraklık mağdurları kapsam dışında bırakıldı. Uzmanlara göre bunun arkasında bütçe dengeleri, maliyet hesaplamaları ve siyasi öncelikler bulunuyor.
Ancak bu durum, mağduriyet tartışmasını sona erdirmiş değil. Aksine, staj ve çıraklık sigortası başlangıcının emeklilikte geçerli sayılması ya da geriye dönük borçlanma hakkı tanınması yönündeki talepler her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriliyor.
SGK uzmanına göre geçmişte askerlik ve doğum borçlanması konusunda yapılan düzenlemeler, zaman içinde genişletilerek daha kapsayıcı hale getirildi. Benzer bir modelin staj ve çıraklık dönemleri için de uygulanabileceği belirtiliyor.
Olası senaryolar arasında; staj ve çıraklık başlangıç tarihinin sigorta girişi olarak kabul edilmesi, uzun vadeli primlerin geriye dönük borçlanma yoluyla ödenebilmesi, kısmi hizmet süresi eklenmesi gibi formüller yer alıyor.
Her ne kadar şu an için resmi bir yasa teklifi bulunmasa da, sosyal devlet anlayışı çerçevesinde ilerleyen yıllarda adım atılabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlar, dijitalleşen dünyada ara eleman ihtiyacının arttığına dikkat çekerek mesleki eğitimin desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Meslek liseleri ve meslek yüksekokullarında eğitim gören gençlerin sistem dışında bırakılmasının uzun vadede iş gücü piyasasını da olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.