CİHAN: “Bu sorun aileleri ve çalışma hayatını etkiliyor”

Programın açılış konuşmasını yapan MÜSİAD Sakarya Şube Başkanı Ahmet Cihan, kumar bağımlılığının artık toplumun çok farklı kesimlerinde karşılaşılan ciddi bir problem haline geldiğine dikkat çekti. Çevrelerinde ve iş dünyasında kumar bağımlılığı nedeniyle ailesi ve çalışma hayatı ciddi şekilde zarar gören örneklerle karşılaştıklarını belirten MÜSİAD Sakarya Şube Başkanı Ahmet Cihan, konunun gündemde tutulmasının ve toplum genelinde farkındalığın artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. MÜSİAD Sakarya Şubesi’nde başlayan farkındalık çalışmasının daha geniş kesimlere ulaşmasını temenni eden Başkan Ahmet Cihan, eğitimlerin ve bilgilendirme faaliyetlerinin sürdürülmesinin önemine işaret etti.

“Bağımlılıkla mücadelenin ilk adımı farkındalık”

Yeşilay Sakarya Şube Başkanı Av. Kağan Kemal Buran ise kumar bağımlılığının özellikle dijitalleşmenin etkisiyle giderek daha kolay ulaşılabilir hale geldiğini ifade etti. Kumar bağımlılığının yalnızca bağımlı bireyi değil, ailesini ve toplumun huzurunu da etkilediğini dile getiren Yeşilay Sakarya Şube Başkanı Av. Kağan Kemal Buran, bağımlılıkla mücadelede en güçlü adımlardan birinin farkındalık oluşturmak olduğunu kaydetti. Yeşilay ve Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinin bağımlılıkla mücadele eden bireylerin yanında olduğunu ifade eden Buran, ihtiyaç duyan vatandaşların destek almaktan çekinmemeleri gerektiğini vurguladı.

ÖZDEMİR: “Kumar bağımlılığı bir irade eksikliği olarak görülmemeli”

Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir de konuşmasında kumarın kesinlikle bir bağımlılık sorunu olduğunu ancak bu durumun yalnızca “irade eksikliği” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Sürecin başlangıçta kolay kazanç düşüncesi veya küçük bir deneme olarak başlayabildiğini, zamanla kişinin kontrolünü kaybetmesine kadar ilerleyebildiğini belirten Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir, bağımlılığın ilerleyen aşamalarında ekonomik kayıplar, aile içi sorunlar, sosyal kopuş ve ciddi psikolojik problemler yaşanabildiğini ifade etti. Sorunun erken fark edilmesinin tedavide önemli avantaj sağlayacağını kaydeden Özdemir, ailelerin, yakın çevrenin ve işverenlerin davranış değişikliklerine karşı duyarlı olması gerektiğini belirtti.

YEDAM’da ücretsiz ve gizlilik esaslı destek

Programda Yeşilay Danışmanlık Merkezi hakkında bilgilendirme yapan Sosyal Hizmet Uzmanı Beyza İmik, YEDAM’ın alkol, madde, kumar ve internet bağımlılığı alanlarında ücretsiz psikolojik ve sosyal destek sağladığını anlattı. Bağımlılık riski taşıyan, bağımlılık geliştirmiş bireylerin yanı sıra aile ve yakınlarına da destek verildiğini belirten Sosyal Hizmet Uzmanı Beyza İmik, görüşmelerin gizlilik esasına göre yürütüldüğünü ifade etti. Kumar bağımlılığı konusunda yapılan başvuruların son dönemde dikkat çekici ölçüde arttığını dile getiren İmik, vatandaşların Yeşilay Danışmanlık Merkezi aracılığıyla uzman desteğine ulaşabileceğini söyledi.

Prof. Dr. Yazıcı sanal kumarın tehlikesine dikkat çekti

Programın ana eğitim bölümünü gerçekleştiren Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve AMATEM Sorumlusu Prof. Dr. Ahmet Bülent Yazıcı, kumar bağımlılığının gelişim sürecini, insan beyni üzerindeki etkilerini ve tedavi yöntemlerini ayrıntılı şekilde anlattı. Prof. Dr. Ahmet Bülent Yazıcı’nın Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yaptığı ve AMATEM sorumluluğunu yürüttüğü üniversitenin kaynaklarında da belirtiliyor. Özellikle sanal kumarın son yıllarda ciddi bir bağımlılık ve toplum sağlığı sorununa dönüştüğünü belirten Prof. Dr. Ahmet Bülent Yazıcı, cep telefonları ve internet aracılığıyla kumara ulaşmanın son derece kolay hale gelmesinin riski artırdığına dikkat çekti.

“Kumar finansal bir yatırım değil”

Prof. Dr. Ahmet Bülent Yazıcı, insanların genellikle yüksek kazanç elde etme umuduyla kumara yöneldiğini ancak kumarın bir yatırım veya ticaret olarak görülmesinin son derece yanlış olduğunu söyledi. Kumar sistemlerinin uzun vadede oyuncunun değil sistemin kazanacağı şekilde oluşturulduğuna dikkat çeken Yazıcı, kişinin kaybettiği parayı geri kazanma düşüncesiyle tekrar tekrar oynamasının bağımlılık döngüsünün en önemli aşamalarından biri olduğunu anlattı. Başlangıçta eğlence veya merak amacıyla başlayan sürecin, kişinin planladığından daha fazla oynaması, kaybetmesine rağmen devam etmesi, hayatının önemli bölümünü kumar düşüncesinin kaplaması ve ekonomik, psikolojik ya da ailevi zararlarına rağmen davranışı sürdürememesi durumunda ciddi bir sağlık problemine dönüştüğünü kaydetti.

Beyindeki ödül sistemi devreye giriyor

Kumar bağımlılığında beynin ödül sisteminin önemli rol oynadığını anlatan Prof. Dr. Ahmet Bülent Yazıcı, kumar sırasında dopamin sisteminin harekete geçtiğini ve kişide tekrar oynama yönünde güçlü bir dürtü oluşabildiğini ifade etti. Bağımlılık ilerledikçe kişinin risk algısının ve karar verme mekanizmalarının da etkilenebildiğini söyleyen Yazıcı, bu nedenle bağımlı bireylere yalnızca “iradeni kullan ve bırak” şeklinde yaklaşmanın yeterli olmadığının altını çizdi. Bağımlılığın tıbbi ve psikolojik boyutları bulunan bir hastalık olarak ele alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Yazıcı, doğru zamanda profesyonel destek alınması halinde tedaviden olumlu sonuçlar alınabildiğini söyledi.

Çocuklar ve gençler için dijital tehlike

Eğitimde özellikle çocuk ve gençlerin dijital dünyada karşı karşıya olduğu riskler üzerinde de duruldu. Prof. Dr. Ahmet Bülent Yazıcı, bazı dijital oyunlarda yer alan ödül kutuları ve rastlantısal kazanç sistemlerinin kumar davranışına benzeyen mekanizmalar içerebildiğine dikkat çekerek, ailelerin çocuklarının dijital alışkanlıklarını yakından takip etmesinin önemini vurguladı. Cep telefonunun kumara ulaşımı kolaylaştıran en önemli araçlardan biri haline geldiğini kaydeden Yazıcı, aile içi iletişimin güçlendirilmesinin ve çocukların finansal hareketleri ile internet kullanımında olağan dışı değişikliklerin fark edilmesinin koruyucu rol oynayabileceğini ifade etti.

“Yalanlar ve borçlanma önemli işaretler”

Kumar bağımlılığının ilerleyen aşamalarında kişilerin kaybettikleri parayı geri kazanabilmek için yeniden borçlanabildiğini, kredi kullanabildiğini veya çevresinden para isteyebildiğini anlatan Prof. Dr. Yazıcı, bu süreçte yalan söyleme davranışının da ortaya çıkabildiğini belirtti. Ailelerin ani borçlanma, açıklanamayan para kayıpları, gizlilik, sürekli telefon kullanımı, davranış değişiklikleri ve kişinin maddi konularda gerçek dışı açıklamalarda bulunması gibi belirtileri önemsemesi gerektiğini ifade etti.

Mücadele iş yerlerine de taşınacak

Programdaki değerlendirmelerde farkındalık çalışmalarının yalnızca toplantıyla sınırlı kalmaması gerektiği ifade edilirken, iş yerlerinde ve sanayi kuruluşlarında da benzer eğitimlerin gerçekleştirilmesinin önemine dikkat çekildi. Çalışanlara belirli aralıklarla kumarın risklerini anlatan kısa bilgilendirme içerikleri ulaştırılması, işverenlerin çalışanlarındaki olağan dışı davranış değişikliklerine karşı bilinçlendirilmesi ve ihtiyaç halinde profesyonel destek mekanizmalarına yönlendirme yapılması önerildi.

Ortak mesaj; “Sorun gizlenmemeli, destek alınmalı”

MÜSİAD Sakarya Şubesi, Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü ve Yeşilay Sakarya Şubesi’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği eğitimde öne çıkan temel mesaj ise kumar bağımlılığının gizlenmemesi ve bağımlılık yaşayan bireylerin profesyonel destek almaktan çekinmemesi oldu. Program, Sakarya’da bağımlılıkla mücadelede kamu kurumları, sağlık kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, iş dünyası ve ailelerin birlikte hareket etmesinin öneminin vurgulanmasının ardından katılımcıların hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.

Yorumlar