Gazeteci-yazar Mehtap Erel, yıllardır anlatılan Azem Köyü efsanesini inceledi. Köyde yaşanan paranormal olaylar, cin iddiaları ve Azem büyüsüne dair yeni bilgilere ulaştığını belirterek, YouTube'da yayınladığı bir videoda anlattı.
Sakarya il sınırları içinde yer aldığı iddia edilen ve halk arasında “cinler bastığı için terk edildi” şeklinde anlatılan Azem Köyü, gazeteci ve yazar Mehtap Erel’in yaptığı kapsamlı araştırmayla yeniden gündeme geldi. Erel, FOON Medya’nın YouTube kanalında yayımlanan “Karanlık Hikâyeler” serisinde, olayın başlangıcından itibaren aktardı.
Tüm olaylar 1921 yazında başladı
Erel’in aktardığına göre Azem Köyü, 1921 yılında tarım ve hayvancılıkla geçinen sakin ve bereketli bir yerleşim yeriydi. Köy halkı yaz aylarında tarlalarda çalıştığı için hayvanları otlatacak bir çoban aramaya başladı. Genç bir adam, köye gelerek bu işi yapabileceğini söyledi. İsmini “Marit” olarak tanıttı.
İlk bakışta güven vermeyen bu genç, zamanla disiplinli çalışması, hayvanlara iyi bakması ve köy halkına saygılı davranmasıyla herkesin takdirini kazandı. Yaz boyunca hiçbir sorun yaşanmadı. Ancak sezon sonunda, daha önce anlaşıldığı halde Marit’e ücreti ödenmedi. Köyün ileri gelenleri çeşitli bahanelerle ödeme yapmayı geciktirdi.
Geciken ödeme sonrası olaylar başladı
Erel’in ifadesine göre Marit, son kez para istemeye geldiğinde köylüler kendisine kaba şekilde karşılık verdi ve “biz seni doyurduk, barındırdık, para yok” diyerek onu köyden kovdu. Bu olaydan sonra Marit, sessizce kulübesine çekildi. O gece ise köyde açıklanamayan olaylar başladı.
Gece boyunca köyde sarsıntılar yaşandı, camlar titredi, kapılar zorlandı. Vatandaşlar büyük bir korku içinde evlerinden çıkamadı. Sabah olduğunda, köy meydanında paramparça halde büyükbaş ve küçükbaş hayvan cesetleri bulundu.
Kulübede büyü izleri
Köyün gençleri, olaylardan Marit’i sorumlu tuttu. Kulübesine giden grup, içeride eşyaların kenara çekildiğini, ortada daire şeklinde Arap harfleriyle çizilmiş semboller ve bir kase su bulunduğunu gördü. Marit ortada yoktu. Yapılan aramalara rağmen kendisinden bir daha haber alınamadı.
Erel, bu izlerin “Azem büyüsü” adı verilen tehlikeli bir ritüelin parçası olduğunu belirtti. Bu büyünün cinler tarafından yapıldığına inanılıyor ve etkisinin çok uzun süre devam ettiği iddia ediliyor.
“Yaptığımız araştırmalar sonucu ulaştığımız bilgiler, bu büyünün yalnızca ileri düzeyde bilen kişilerce veya doğrudan cinler tarafından yapıldığını gösteriyor. Eğer bir cin yaptıysa, o yerden kaçış olmadığına inanılıyor.”
Köy halkı lanetli olduklarına inandı
Köyde hayvan ölümlerinin ardından salgın hastalıklar, düşük yapan kadınlar, ölü doğan bebekler ve hatta gözünü kaybeden insanlar ortaya çıktı. Kısa sürede köyde yaşam durma noktasına geldi. Çevre köylerden gelen doktorlar da müdahale edemedi. Halk, köyün lanetli olduğuna inanmaya başladı.
Köyde kalan son çocuk: Rıza
Köyde kalan az sayıdaki kişiden biri Naime adlı bir kadındı. Oğlu Rıza, bir gün kayboldu ve günler sonra döndüğünde gözleri oyulmuş, dişleri sökülmüş halde bulundu. Konuşmuyor, sadece bilinmeyen bir dilde mırıldanıyordu.
Naime’nin başvurusu üzerine köy imamı Rıza’yı okumaya çalıştı. Ancak Rıza, imamın üzerine atlayıp kulağına bir şey fısıldadıktan sonra imamın dili tutuldu ve bir daha asla konuşamadı. Bu olay çevre köylere yayıldı. Bunun ardından köye giriş-çıkışlar yasaklandı. Geriye kalan son kişiler de köyü terk etti.
Bugün Azem Köyü’nün yeri bilinmiyor
Erel’in aktardığına göre Azem Köyü’nün bugün nerede olduğu bilinmiyor. Yıllar içinde köyün izi kayboldu. Sakarya’da bu isme dair resmi bir köy kaydı da bulunmuyor. Ancak olaylar halk arasında anlatılmaya devam ediyor.
Ayrıca 2014 yapımı “Cin Karası” adlı korku filminin senaryosunun da bu köyden esinlenilerek yazıldığı öne sürüldü.
“Bu sadece korku değil, bir ibret hikayesi”
Erel, anlatımının sonunda şu ifadeleri kullandı:
“Bu sadece bir korku hikayesi değil. Köy halkının yaptığı haksızlık, bir varlığı kötülüğe dönüştürdü. Bu bir ibret hikayesidir. İnsani değerlerin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.”