ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞÜN NEDENİ


Enflasyon rakamlarını değerlendiren Öztürk "TCMB’nin politika faizini %45 seviyesine çekip sıkı para politikasına geçmesiyle birlikte artan reel faizler tüketim ve üretim kanallarını yavaşlattı. Mart 2024’ten bugüne kadar 50 eşik değerinin altında gelerek daralma sinyali veren ISO PMI (Satın alma müdürleri endeksi) rakamları üretimdeki zayıflamayı gösteriyor. Kredi kartı harcamalarını kredi kartı kullanım oranına göre düzenlediğimizde de tüketimdeki zayıflamanın daha da belirgin hale geldiğini görüyoruz. Bu da enflasyondaki düşüşün talepteki geri çekilme ve TL’deki reel değerlenme ile gerçekleştiğini gösteriyor." sözlerini söyledi.

FON ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİYOR?


Öztürk "Fonları sadece getirileri ile değerlendirmemek en önemli tüyolardan birisi olabilir. Fonun yöneticisi, ay sonunda yayınladığı portföy dağılım raporu, yarattığı fiyat dalgalanması yatırımcıların en çok dikkat etmesi gereken unsurlar arasında bulunuyor." dedi.

GRAM ALTIN 10 BİN LİRA OLACAK


Ons altın için sene sonu 4 bin 500 dolar, 2026 yılı sonu için de 6 bin dolar tahmininde bulunan Öztürk'ün dolar tahmini de göz önüne alındığında 2026 sonunda gram altının 10 bin lira seviyelerine yaklaşması bekleniyor.


GÜMÜŞTE TALEP ARTIŞI DEVAM EDİYOR


Gümüşün likiditesinin düşük olması nedeniyle sert fiyat hareketlerinin oluştuğuna dikkat çeken Öztürk "Hem kıymetli maden hem de sanayi alanında kullanımı olan gümüş son dönemdeki yapay zeka altyapısında ve enerji alanında da kendine yeni bir kullanım alanı açtı. Bu da gümüşe olan talebin artışını destekliyor. Fakat likiditesi altına göre daha düşük olması nedeniyle yükseliş ve düşüşlerde daha sert hareketler yapabildiği için gümüş yatırımları yanında riskleri de getiriyor. Bu nedenle gümüş yatırımlarını önersek de bu yatırımların ölçülü olması gerektiğini düşünüyoruz." açıklamasında bulundu.

BORSA YIL SONUNDA 13 BİN PUANA YÜKSELEBİLİR


Ata Yatırım Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş "Bu unsurlar için de enflasyon trendleri ve akabinde faiz indirimleri, borsanın da yönünü bulmasında belirleyici olacaktır. Makro ekonomik endişelerin artması, faiz indirimi süreci yavaşlatırken, borsa da yerinde saymıştı. Önümüzdeki dönemde, Mart ayında yaşadığımıza benzer siyasi şoklar yaşanmadığı sürece, faiz indirimlerinin kademeli olarak devam etmesiyle birlikte BIST-100 endeksinin de yılsonunda 12-13 bin seviyelerine ve 2026 ortasına kadar olan süreçte de 15 bin seviyelerine ulaşmasını makul görüyoruz." ifadesini kullandı.

EURO'DA 59.77 HEDEFİ
Demirtaş "Hükümetin mevcut ekonomi programının devam edeceği varsayımıyla, TL’de sabit getirinin, dövize göre daha iyi getiri sağlayacağını düşünüyoruz. 2025 yılsonu itibariyle Dolar/TL’nin 43.03 ve Euro/TL’nin 50.78 seviyesinde kapatmasını öngörüyoruz. 2026 yılsonu itibariyle ise Dolar/TL’nin 51.53 ve Euro/TL’nin 59.77 seviyesine ulaşmasını bekliyoruz." dedi.


ENFLASYON YÜZDE 31 BEKLENİYOR
Enflasyon görünümünde dalgalanmalar olduğuna değinen Demirtaş "Enflasyon beklentileri, Mart- Mayıs arasında bozulurken, Haziran- Ağustos arasında yeniden düzelmeye başlamıştı. Eylül ayında ise okula dönüş sezonuyla birlikte enflasyon beklentilerin üzerinde gelince, biz de dahil 2025 yılsonu için %29-30 civarında olan tüfe artışı öngörümüzü %31’e yükselttik. Son dönemlerdeki dalgalanmalara rağmen, enflasyondaki düşüş sıkı para politikalarının katkısıyla yavaş da olsa devam ediyor ve bunda yüksek bazda bir ölçüde etkili oluyor." açıklamasını yaptı.

ALTIN TALEBİ ZAYIFLAYABİLİR
Hızla yükselen altın fiyatlarını değerlendiren Demirtaş "Altın için hedef vermek çok zor. Altını, yatırım aracından ziyade risklere karşı tampon oluşturma enstrümanı olarak değerlendiriyoruz. Global ekonomilerde ve başta ABD ekonomisindeki dalgalanmaların rezerv para birimlerine olan güvenin azalmasından dolayı son dönemde altına olan talebin yükseldiğini ve rekor seviyeleri test ettiğini görüyoruz. Önümüzdeki dönemde, ABD-Çin ticaret anlaşmalarının sağlanması, Rusya-Ukrayna savaşının bitmesi gibi gelişmelerle global ortamın normalleşmesi, altında olan talebin durulmasına da sebep olabilir. Altının ons fiyatının 4 bin dolar seviyesinin üzerinde durmasının risk algısının yüksek olduğuna işaret ettiğini, normalleşme sürecinde 2026 yılsonunda altının 3 bin - 4 bin dolar seviyelerinde dengelenmesini öngörmek yanlış olmaz." dedi.



GÜMÜŞ İÇİN DÜŞÜK FİYAT YATIRIM GEREKÇESİ DEĞİL
Gümüşe olan talebin artmasıyla fiyatlarının da yükseldiği son dönemlere ilişkin Demirtaş "Altına ilginin arttığı dönemlerde gümüşe de ilgi artabiliyor. Riski yaymak amacıyla, altının yanında gümüş de bir miktar portföylerde olabilir ama fiyatının düşük olmasının düşük olması bizim için bir yatırım gerekçesi değildir." sözlerini söyledi.

Yorumlar