Fındık piyasasında dikkat çeken bir diğer gelişme ise yeni sezon rekolte tahminlerinin Mart ayında gündeme gelmesi oldu. 2026 yılı için 829 bin tonluk rekolte açıklaması yapılırken, sektör temsilcileri bu tahminin erken olduğunu vurguluyor. Uzmanlara göre fındık üretiminde belirleyici olan zirai don riski henüz atlatılmadı. Karadeniz Bölgesi’nde genellikle Mart sonu ve Nisan başında görülen don olaylarının rekolteyi ciddi şekilde etkileyebileceği ifade ediliyor.
Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Giresun ve Ordu’da da fiyatlar 180 TL seviyelerine kadar geriledi. Öte yandan üreticinin elinde bulunduğu öne sürülen yaklaşık 100 bin ton fındığın akıbeti belirsizliğini koruyor. Bu ürünlerin piyasaya sürülüp sürülmeyeceği ya da yeni sezona mı bırakılacağı henüz netlik kazanmadı.
Fiyatlardaki düşüşe rağmen üreticinin büyük bölümü elindeki ürünü satmaya sıcak bakmıyor. Özellikle fiyatların yüksek olduğu dönemde satış yapmayıp bekleyen üreticiler, mevcut seviyeleri düşük buluyor. Bazı üreticiler ise geçmişte fındık yerine altın, döviz ya da gümüşe yatırım yapmanın daha kârlı olabileceğini dile getirerek, mevcut fiyatlardan satış yapmanın zararına olacağını savunuyor.
Kabuklu fındık fiyatlarında yaşanan gerileme, iç piyasaya aynı oranda yansımadı. İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde kavrulmuş fındığın kilogram fiyatı ortalama 1500 TL seviyesinde satılmaya devam ediyor. Üretici ile tüketici fiyatı arasındaki bu fark ise tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Fındık piyasasında hem rekolte tartışmaları hem de üreticinin satış konusundaki çekimserliği nedeniyle belirsizlik sürüyor. Önümüzdeki haftalarda yaşanabilecek olası zirai don olayları ve piyasaya girecek ürün miktarı, fiyatların yönünü belirleyecek en önemli faktörler arasında gösteriliyor.