Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, EYT ve kademeli emeklilik bekleyenler için önemli açıklamalarda bulundu.
DETAYLARI OKUMAK İÇİN SAYILARDAN İLERLEYİN
Erdursun, özellikle “bilinçsiz yapılan borçlanmalar” ve “yanlış statüde uzun süre prim ödeme” konularının emeklilikte ciddi kayıplara yol açabileceğini söyledi.
Erdursun’un aktardığı örneklerden biri 1987 doğumlu, 2006 sigorta başlangıçlı bir kadın çalışan oldu. Kişinin:
4A kapsamında: 2.863 gün
Banka sandığına tabi: 2.034 gün
Toplam: 4.897 gün primi bulunuyor.
Erdursun, "58 yaşında, yani 2045 yılında emekli olacak. Önümüzde yaklaşık 19 yıl var. Zaten 4.897 günü var. Doğum borçlanmasını hiç ödemese de emekli olabilecek durumda" dedi.
Ayrıca “25 yıllık sigortalılık süresi” kavramının yanlış anlaşıldığını vurgulayarak "25 yıl prim ödemek demek değildir. İlk sigorta başlangıcından itibaren geçmesi gereken süreyi ifade eder. 25 yıl dolu dolu prim ödemek 9.000 güne karşılık gelir" dedi.
Kadının şirket ortağı olması nedeniyle Bağkur riskine dikkat çeken Erdursun, "Son 2.520 günün 1.261 gününden fazlası Bağkur olursa emeklilik şartları 4A’dan çıkar, Bağkur’a döner. Bu da 9.000 gün şartı demek" diyerek son 2.520 gün kuralının hayati olduğunu belirtti.
Bu nedenle doğum borçlanmasını önermediğini belirten Erdursun, 3.600 günü tamamlayıp son 1.261 günü 4A kapsamında planlayarak 58 yaşında emekliliğin daha mantıklı olduğunu ifade etti. Erdursun, şirket ortağı olan bir beyaz yaka örneğinde de önemli bir noktaya değindi. 15 yıl tavandan SSK’lı çalışıp son 5 yıldır Bağkur ödeyen bir kişinin 20 yıl daha en düşük Bağkur primi ödemesi halinde ciddi maaş kaybı yaşayabileceğini söyledi.
Erdursun, "Bağkur’dan en düşük primle emekli olunduğunda maaş, SSK’ya kıyasla yaklaşık yüzde 30–35 daha düşük olabilir" diyerek emekli olacak vatandaşları uyardı.
Erdursun’un en net mesajı "Sigorta başlangıcınızı, gün sayınızı ve hangi statüden emekli olacağınızı mutlaka kontrol edin. Küçük bir detay, 10–12 yıl geç emekliliğe neden olabilir" dedi.
Özellikle kadınların doğum borçlanmasını her durumda avantajlı sandığını belirten Erdursun, her borçlanmanın kazanç sağlamayabileceğini, bazı durumlarda ödenen tutarın elde edilecek faydadan daha yüksek olabildiğini söyledi.