TGRT Haber’in “Medya Kritik” programında gazeteci Şamil Tayyar, İran ile ABD-İsrail savaşının Türkiye’ye ekonomik yansımalarını detaylı olarak değerlendirdi. Asgari ücrete ara zam konusunda önemli açıklamalar yapan Tayyar temmuz ayında zammı işaret etti.
ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM
Tayyar, Eşel Mobil sistemi gibi vergi avantajlarının bile fiyat artışlarını dengelemekte yetersiz kaldığını, bu durumun Temmuz ayında asgari ücretin ikinci kez artırılma olasılığını gündeme getirebileceğini belirtti:
"Bakın hani hükümet yapar yapmaz ayrı bir şey ama bu konudaki baskıların artacağını düşünüyorum. Çünkü Ocak ayından Temmuz ayına kadar çalışanların maaşlarında çok ciddi bir erime söz konusu olacak. Fiyatlar inanılmaz derecede artacak.
Önce asgari ücretli sonra memurlar daha fazla talepte bulunacak, emekliler daha fazla talepte bulunacak. Dolayısıyla iş baskıyı da artıracak ve bunlar bu baskıyı oluşturacak kesimler. Sonuçta sandığı en derinden etkileyecek kitle bunlar. 17.7 milyon emekliden bahsediyoruz. Ve bu da bir de fresiz seçmen yani. Tamamı seçmen yani.
Şimdi bu çevrelerden gelecek yoğun baskıların siyaset üzerindeki etkisini önümüzdeki dönemde daha fazlaca başlayacağız."
Tayyar, Türkiye'de tam ekonomik dengeler oturmaya başlarken savaşın patlak verdiğini vurguladı.
Toplumun bir kesiminin zaten ekonomik olarak zor durumda olduğunu, akaryakıta gelen zamların da öfkeyi artırdığını ifade eden Tayyar, olumsuzlukların kamuoyuna izahının zorlaştığını söyledi:
"Pandemiyle başlayan ekonomik sıkıntılar beş yıldır devam ediyor ve iyileşme için en az beş yıllık bir sürece ihtiyaç var"
Tayyar, 2027 sonu veya 2028 başında yapılacak seçimler öncesinde bu olumsuzlukların iktidar üzerinde baskıya neden olacağını, muhalefetin ve toplumsal taleplerin artacağını belirtti. Bu nedenle 2026 yılı içine alınarak önlemler alınması gerektiğini vurguladı:
"2027'nin sonunda ya da 2028'in başında seçim olacaksa, bu olumsuzluklar zamana yayıldıkça iktidar açısından aleyhte bir süreci tetikleyecek. Çünkü seçim süreçleri en fazla enfekte edilen süreçler. Yani muhalefet de burada yoğun baskı yapacak, toplumsal baskı artacak, beklentiler artacak, talepler artacak.
O nedenle ben 2027 yılına sarkmadan bazı tedbirlerin öne alınarak yani 2026 yılı içine alınarak bir set çekilmesini yani yukarıdan aşağı doğru böyle bir çığ riski varsa bir set çekilerek bunun olumsuz etkilerinin azaltılması gerektiğini düşünüyorum. ,
O nedenle hiç vakit kaybetmeden, hiç vakit kaybetmeden savaşın finansal ve siyasal etkilerini çok ciddi bir şekilde analiz edip bugünden bizim bu tedbirleri almamız gerekiyor inşallah"