Emtia piyasalarında haftanın kazananları ve kaybedenleri belli oldu. Fed Başkanı Kevin Warsh’un enflasyonla mücadelede daha sıkı para politikasına işaret eden açıklamaları, başta altın ve gümüş olmak üzere değerli metaller üzerinde satış baskısı oluşturdu. Altın, haftanın ortasında 14 Mayıs’tan bu yana en yüksek seviyesini görmesine rağmen gelen sert satışlarla üç haftalık yükseliş serisine son verdi. Petrol fiyatlarında ise Orta Doğu’daki gelişmeler ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceği beklentisi etkili oldu.
ABD ile İran arasında diplomatik temasların yeniden başlayabileceği beklentileri ile ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in İran'a karşı açıkladığı "ekonomik dışlama" operasyonuna ilişkin net bir tarih vermemesi, yatırımcıların olumlu gelişmelere odaklanmasını destekledi.
ABD'de açıklanan makroekonomik veriler ve Fed yetkililerinin açıklamaları da emtia fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici oldu.
Fed'in enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi temmuzda aylık yüzde 0,2 artarak piyasa beklentilerini aştı. Endeks yıllık bazda yüzde 3,7 yükselirken gıda ve enerji fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek PCE fiyat endeksindeki yıllık artış yüzde 3,3 oldu.
Enflasyonun Fed'in yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam etmesi, bankanın gelecek dönemde faiz artırımına gidebileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi.
Haftanın son işlem gününde Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu'nda Fed Başkanı olarak ilk kez konuşan Kevin Warsh, enflasyonu önceleyen mesajlar vererek para politikasında "şahin" kanada yakın bir duruş sergiledi.
Fed'in yüzde 2'lik enflasyon hedefinin esnetilemez sabit bir ilke olduğunu belirten Warsh, mevcut finansal koşulların henüz yeterince sıkı olmadığını söyledi.
Warsh'un açıklamalarının ardından para piyasalarında Fed'in eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırma ihtimali yüzde 35'ten yüzde 60'a yükselirken aralık ayında ilave bir faiz artırımına gidilebileceğine yönelik beklentiler de güç kazandı.
ABD'nin politika faizine en duyarlı tahvilleri arasında bulunan 2 yıllık tahvilin faizi cuma günü yaklaşık 10 baz puan yükselerek yüzde 4,35'e çıktı.
Bu gelişmelerle haftalık bazda ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yatay seyirle yüzde 4,72'de kalırken dolar endeksi yüzde 0,9 artışla 99,7 seviyesine yükseldi.
ALTININ ÜÇ HAFTALIK YÜKSELİŞ SERİSİ SONA ERDİ
Değerli metallerde tamamlanan haftada paladyum hariç negatif bir seyir izlenirken haftanın ilk bölümünde görülen yükselişler, Warsh'un açıklamalarının ardından yerini satış ağırlıklı bir seyre bıraktı.
Altının ons fiyatı, ABD Hazinesinin önceki hafta açıkladığı uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırma kararının etkisini sürdürmesi, doların zayıflaması ve teknik alımlarla salı günü 4 bin 696,8 dolara çıkarak 14 Mayıs'tan bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Altın ve diğer değerli metal fonlarına yönelik talebin sürmesi de haftanın ilk bölümündeki yükselişi destekledi. Söz konusu fonlara 26 Ağustos'ta sona eren haftada 4,21 milyar dolarlık net giriş gerçekleşirken, bu tutar yaklaşık son 6 ayın en yüksek seviyesi olarak kaydedildi.
Bu veri, tamamlanan haftada altın ve diğer değerli metal fonlarına yönelik yatırımcı talebinin belirgin biçimde güçlendiğini gösterdi.
Buna karşın ABD'de kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin beklentilerin üzerinde açıklanması altındaki yükseliş ivmesini sınırladı.
Warsh'un enflasyonla mücadele için ilave adımların gerekebileceğine yönelik mesajlarıyla faiz artırım beklentileri güçlenirken kısa vadeli tahvil faizleri ve dolar endeksi yükseldi.
Güçlenen dolar ve yüksek seyreden tahvil faizleriyle alternatif maliyeti artan altının ons fiyatı, haftanın son işlem günündeki sert satışların ardından haftayı düşüşle tamamladı.
Böylece altının ons fiyatı, haftanın ilk bölümünde 14 Mayıs'tan bu yana en yüksek seviyesini görmesine karşın haftayı düşüşle tamamlayarak üç haftalık yükseliş serisini sonlandırdı.
Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar paladyumda yüzde 5,3 artarken, gümüşte yüzde 3,8, altında yüzde 3,2 ve platinde yüzde 3,0 geriledi.