HABERLİSİN-
SİSMİK BOŞLUK NE ANLAMA GELİYOR?
Prof. Dr. Sözbilir’in verdiği bilgiye göre, 2011 yılından bu yana tanımlanan 485 aktif fayın bir kısmı uzun süredir büyük bir deprem üretmediği için “sismik boşluk” kategorisine alındı. Bu durum, söz konusu fayların yüzeyde sessiz olsa da derinlerde büyük stres biriktirdiği anlamına geliyor. Fayın en son kırıldığı tarih ile beklenen tekrar aralığı çakışıyorsa, büyük bir depremin kapıda olduğu vurgulanıyor.
DEPREM RİSKİ EN YÜKSEK OLAN BÖLGELER
İstanbul: Güneyindeki Kumburgaz, Adalar ve Avcılar segmentleriyle Marmara denizinde büyük bir risk söz konusu.
Ege ve Akdeniz: Denizin içindeki faylar dışında, İzmir Tuzla, Balıkesir Gökçeyazı ve Eskişehir fayları uyarı listesinde.
Orta Anadolu: Tuz Gölü, Kayseri-Erciyes ve Erkilet fayları yüksek risk grubunda.
Doğu Anadolu: Erzincan-Bingöl arası Yedisu Fayı, Malatya ve Ovacık fayları binlerce yıldır sessizliğini koruyor.
Güneydoğu Anadolu: Şirvan, Cizre ve Yüksekova bölgeleri de sismik boşluk sınıfında yer alıyor.
FAYLARIN ÜZERİNDEKİ YAPILAŞMA ENGELLENMELİ
Prof. Dr. Sözbilir, bu fayların üzerinde yer alan yerleşim alanlarında yapılaşmanın acilen gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Belediyelere teslim edilen raporlarda, fay hatları boyunca "fay sakınım bandı" ilan edilmesi ve riskli yapı stokunun kentsel dönüşüm kapsamına alınması gerektiği belirtiliyor.
“ Deprem sadece bir doğa olayı değil, aynı zamanda bir hazırlık meselesidir.” diyen Sözbilir, bu raporların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile paylaşılmaya devam ettiğini vurguladı.