banner2

banner1

banner22

“Pandemiden sonra asıl pandemiyi yaşayacağız”

Koronavirüs salgını nedeniyle 1 yıldan fazla süre kapanma yaşayan, üretim ve satışla ilgili ciddi sorunla karşılaşan iş dünyasının ekonomik pandemiye girdiğini belirten Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Sakarya Şubesi Başkanı Engin Tumbaz, “Çoğu şirket pandemiden sonra asıl pandemiyi yaşayacak” dedi.

EKONOMİ 28.09.2021, 08:55 Editör: Ebru Bulut
“Pandemiden sonra asıl pandemiyi yaşayacağız”
banner48

ÖZEL HABER-NAZİLE AKARSU

“EN BÜYÜK SIKINTI FİYAT ARTIŞI”

ASKON Sakarya Şubesi Başkanı Engin Tumbaz, yaptığı açıklamada, çoğu şirketin pandemiyi yeni yeni hissetmeye başladığını ifade etti. Tumbaz, “Pandemi sürecinden çıktık ve yavaş yavaş her yer ve her şey açılmaya başladı. Şu anda iş dünyasının en büyük yaşadığı sıkıntılardan biri pandemiden kaynaklanan emtiya fiyat artışı. Türkiye ihracat için ithalat yapmak zorunda olan ülkelerden biri. Bu ithalatlar özellikle Çin’den yapılan ithalatlarda, Çin’in uyguladığı politikalardan dolayı daha yüksek maliyetlere mal ediliyor. Bu da bizim gibi üreticiler, sanayiciler için ciddi bir sıkıntı oluyor. Salgın döneminden sonra yaşanan en büyük sıkıntılardan biri ham madde fiyatlarının yüksek olması. İş dünyası asıl pandemiye şimdi girdi” ifadelerini kullandı.

“CİDDİ SIKINTI VAR”

“Başta Çin olmak üzere bazı ülkelerin ham madde fiyatlarını arttırmasından dolayı dünyada bir kaos ortamı var” diyen Tumbaz, “Salgın özellikle iş dünyasında dijitalleşmeyi çok hızlı bir süreçte geçmemizi sağladı. Belki bu kadar dijitalleşmeye 20-30 geçilmesi planlanıyordu, ama salgıla birlikte her firma bu konuda kendisini çek etmeye başladı. Şu anda en büyük sıkıntımız hammadde ve tedarik sıkıntısı. Bizim 15 yıldır Uzak Doğu’dan 1 buçuk dolara aldığımız bir ham madde şu an 4 buçuk dolar oldu.  Uzak Doğunun fiyatları arttırması bizim için ciddi sıkıntı oluşturuyor. Bu da hem ham maddeye ulaşım noktasında sıkıntı, hem de biz iş alırken, iş yaparken artık önümüzü göremiyoruz” ifadelerini kullandı.

“DÜNYA ÇİN’İ CEZALANDIRACAK”

Tumbaz, “Türkiye, için önümüzdeki seneler için çok iyimser düşünüyorum.  Çünkü dünya Çin’i cezalandıracak.  Burada da en şansı ülkelerden biri de Türkiye. Biz Cumhuriyet tarihinde ilk defa yıllık olarak 200 milyar dolarlık ihracat rakamlarını geçmeye başladık. Bu sayı gittikçe artacak. Tabii burada Türk firmaları açısından hazır olmak çok önemli bir durum. Türkiye’nin şu anda en büyük handikaplarından biri sanayi kapasitesi kullanım alanları fule yakın. Sanayi kapasitesi yüzde 85 civarında bir doluluk var.  Yani demek oluyor ki biz hazır olursak, çok hızlı büyüyebiliriz.  Ama hazır olmak için sanayi alt yapısını güçlendirmek lazım” dedi.

“SAKARYA NÜFUSU ARTACAK”

“5 yıl içerisinde Sakarya’nın nüfusu hızla artacak” diyen Tumbaz, “Özellikle inşaat sektörü çok ciddi sıkıntılar yaşadı. Sakarya’da biliyorsunuz 3 kat üstü bina yapılmıyor. Bu da Sakarya’da ister-istemez yer ve barınma problemi üretiyor. İnşaatçılar aldıkları yerleri pahalı alıyorlar.  Arsa payı inşaatlarda çok ciddi bir külfet getiriyor. Sakarya şu an ciddi göç alan şehirlerden biri haline geldi. Özellikle sanayideki bu hızlı ivme İstanbullu sanayicilerin Sakarya’yı tercih etme sebebi haline geldi.  Sakarya 5 yıl içerisinde nüfusuna 500 bin arttırabilir. Bu ütopik bir rakam değil. Bu sefer de ciddi barınma problemleri gelecek. Serdivan’da şu an yaşanılan sıkıntı ileride tüm Sakarya’da yaşanacak” ifadelerini kullandı.

“DİLOVASI GİBİ OLMAYALIM”

Tumbaz, “Adapazarı Ovası tarım yeridir. Bu geçmişten beri böyle. Özellikle organize sanayi bölgeleri devlet tarafından en fazla kontrol edilebilen bölgelerdir. Sanayi yapılacaksa, bu organize sanayi bölgeleri ile yapılmalı. Sanayileşmenin tarıma ya da çiftçiye bir zararı olduğu düşünülmemeli. Almanya’da sanayi bölgelerinin toplam yüz ölçümüne oranı yüzde 3 buçuk, Türkiye’de bu oran yüzde 0.8. Biz Almanya ile rekabet etmek istiyorsak bu rakamları yükseltmemiz gerekiyor. Bence her ilçeye bir organize sanayi kurulmalı. Tabii bu ilçenin özelliğine göre belirlenmeli. Bu organize sanayileri yaparken kimyasal atıkları tarım arazileri zehirleyecek şekilde yapılmamalı. Önümüzde kötü örnekler var Gebze ve Dilovası gibi, buralar yaşanmaz hale geldi. O pozisyona Sakarya’yı sokmamak lazım” dedi.

Yorumlar (0)