banner2

banner1

banner22

Emekli öğretmenlerden özel açıklamalar

24 Kasım Öğretmenler Günü’ne özel röportajımızda kendilerini mesleğine adamış emekli öğretmenlerle konuştuk.  “Öğretmenlik emekli olunca bitmez, ölünceye kadar devam eder” diyen emekli öğretmenler eğitim meşalesinin hayat sürdükçe yanacağını ifade etti.

EĞİTİM 24.11.2021, 09:23 Editör: Nisa Çoban
Emekli öğretmenlerden özel açıklamalar
banner48

ÖZEL HABER// NAZİLE AKARSU

 “BENİ KENDİNE ÇEKTİ”

23 yıl öğretmenlik yapan Sakaryalı Güler Etçioğlu, öğretmenliğin sadece bir meslek değil gönül işi olduğunu anlattı. Öğretmenliğe 1997 yılında başladığını belirten Etçioğlu, “Ben normalde Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliğinden mezun olmuştum. Bir gün oğlumu okula götürdüm ve sınıfına kadar girdim. O an içimde bir şey oldu. Sınıfın kokusu, çocukların sesi beni kendine çekti ve öğretmen olmaya karara verdim. İlerleyen aylarda dönemin hükümeti dört yıllık üniversite mezunu olanlara sınava girip eğitim alarak öğretmen olabilme şansı vermişti. Ben de kendime bir şans verdim. Sınava girdim, kazandım ve öğretmen oldum. İlk görev yerim Geyve’nin Nuriosmaniye köyüydü” dedi.

“KUTSAL BİR GÖREV”

Öğretmenliğin sadece bir iş olmadığını belirten Etçioğlu, “Sınıfa ilk girdiğim zaman çok heyecanlanmıştım ve o heyecan görevimin son gününe kadar devam etti. Öğretmenlik hayatım boyunca iki söz bana yol haritası oldu ‘Öğretmenler sonsuzluğu etkiler ve bu etkilerin nerede son bulacağını bilmezler’. Bu sözü düstur edindim.  Öğrencilerin hayatına dokunmak, onlara ışık olmak benim için çok önemliydi. Benim için öğretmenlik; bir işten, meslekten öte, gönülden ve hakkıyla yapılması gereken bir sanattır. Öğretmen, bu sanatı tüm incelikleri ile uygulayan sanatçıdır. Öğretmenlik benim için, bir iş değil kutsal bir görev. Konu öğretmenlik olunca sorumluluk daha da artıyor. Öğretmenlik ilk önce peygamberlik mesleği” ifadelerini kullandı.

“ANNE OLARAK GÖRDÜLER”

Öğretmenliğin hayat boyu devam ettiğini belirten Etçioğlu, “Resmiyette şu an emekliyim ama öğrencilerimle hala görüşüyorum, onları yönlendiriyorum. Mezun verdiğim öğrencileri görünce gururlanıyorum, çok mutlu oluyorum. Biz farkında olmadan çocukların hayatına dokunuyoruz. Sadece öğrencilerimizin değil. Birçok insanın hayatına dokunuyoruz.  Cemalettin Efe Sıkkar adında bir öğrencim vardı. Bu öğrencim bursluluk sınavını kazandığında ilk bursunu KANSERDER’e bağışlamıştı. Bu davranışı beni çok gururlandırmıştı. Demek ki biz sadece öğretmiyoruz, çocuklarımızı eğitiyoruz da” şeklinde konuştu.

“GURUR DUYUYORUM”

Etçioğlu, “Öğrencilerimle bağımı hiçbir zaman koparmayacağım. Bazen bıkkınlık yaşadığım anlar oluyordu ama sınıfa girip öğrencilerimin sesini duyunca her şey geride kalıyordu. Öğretmenlik hayatım boyunca çok fazla anım oldu. Ama kendimle ve öğrencilerimle gurur duyduğum anlar, öğrencilerimi büyümüş ve kendi ayakları üzerinde durur halde gördüğüm anlardır. Öğrencilerim beni hiç unutmadılar.  Hala ziyaretime gelenler oluyor. Yıllar önce mezun ettiğim öğrencilerim gelip öğretmenler günümü kutluyor” ifadelerini kullandı.

“YORGUNLUĞUM GEÇİYOR”

35 yıl öğretmenlik yapan Mustafa Şahin ise,  emekli öğretmen olarak anılmayı hiçbir zaman kabul etmediğini ifade ederek; “Öğretmenliğin emekliliği olmaz ben fiilen emekli oldum ama öğrencilerim hala beni arar. Öğrencilerimin nerede ne yaptıklarını bilirim. Öğretmenlik emekli olunca bitmez, hayat boyu devam eder.  Ben çalıştığım süre içerisinde rapor aldığımı hatırlamıyorum. Mutlaka hasta oldum ama öğrencilerimin sınıfta beklediğini düşündüğüm anda iyileşiyordum. Eve gidince yorgunluktan canım çıkardı, ama sınıfa girince o yorgunluk kalmazdı” şeklinde konuştu.

“HİÇ PES ETMEDİM”

7 yıl boyunca birleştirilmiş sınıfta öğretmenlik yaptığını anlatan Şahin, “İlk öğretmenliğe başladığım zaman sınıfa girdiğim anda korku hissetmiştim. İlk öğretmenliğim Kocaeli Kestanepınarı’nda birleştirilmiş bir sınıftaydı.  5 sınıf bir aradaydı. 14 yaşındaki 5.  sınıf öğrencisiyle, 7 yaşındaki 1. Sınıf öğrencisi aynı sınıftaydı. İkisine de kullandığın dilin farklı olması gerekiyordu. Zorlandım ama hiç pes etmedim. Öğretmenlik hayatımı Sakarya’da bitirdim. Karasu, Kurudere, Yenidağ Köyünün çoğu benim öğrencimdir. Orada 7 yıl boyunca öğretmenlik yaptım. Yenidağ Köyünün muhtarı, azası, tüccarı benim öğrencim. Gittiğim zaman 7’den 70’e herkes tanır” ifadelerini kullandı.

“HERGÜN ÖĞRETMENLER GÜNÜ”

Şahin, “Öğrencilerimle karşılaşınca çok mutlu oluyorum. Bazen aynı seminere gittiğim öğrencimle karşılaşıyorum, bazen hastaneye gidince karşılaştığım öğrencilerim oluyor. Tabi onlar benim gözümde daha küçük, hala birinci sınıf öğrencim.  35 yıl boyunca birçok öğrencinin hayatına dokundum. Bana çok büyük dersler veren, çok fazla şey öğrendiğim öğrencilerim de oldu. Mesleğe başlayıp bana çiçekle gelen öğrencilerim oldu, ‘sizin sayenizde öğretmen oldum’ dedi. Bu benim için paha biçilemez bir şeydi o zaman her şeye değmiş dedim. 24 Kasım öğretmene hediye alma günü değildir. Öğretmen için her gün öğretmenler günüdür” şeklinde konuştu.

banner84
Yorumlar (0)