Eğitim-iş sendikası Sakarya Şubesi, İstanbul'da bir öğrenci tarafından öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik için kent meydanında anma töreni düzenledi. İki gün iş bırakma eylemi yapa öğretmenler, dövizler ve siyah kurdele ile katıldıklarını törende Fatma Öğretmen için karanfil bırakılırken sendika başkanı Tolga Aşkın Yılmaz, “Bugün bir canımızın, şans eseri biz olmadığımız meslektaşımızın katledilişi vesilesiyle toplandık" ifadeleriyle derin bir üzüntü dile getirildi.

“ELİ KANLI KATİLLER ARAMIZDA DOLAŞIYOR”
Okullardaki güvenlik sisteminin yetersizliğinin atlını çizen Yılmaz, “Bir alışveriş merkezine girerken dahi sıkı güvenlik kontrollerinden geçirken yüzlerce çocuğumuzun olduğu okullara eli kanlı katiller, elini kolunu sallayarak suç aletleriyle girebiliyorsa bunun sorumlusu, bu suçun da ortağıdır. Çocuğunun yeri değişince ölümle tehdit edebilme cüretinde bulunan veliden, “benim çocuğum yapmaz”larınızdan, Okulu basarım, memleketine gönderirim, cimere yazarım tehditlerinizden, göz göre göre gelen ölümlerden, her seferinde “ben de olabilirdim” diye düşünmekten bıktık. Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü. Artık yeter” dedi.
“SALDIRIYI GERÇEKLEŞTİREN ÖĞRENCİ HAKKINDA DAHA ÖNCE TUTANAKLAR TUTULDU”
Saldırıyı gerçekleştiren öğrencinin uzun süredir okula gelmediği, psikiyatrik tedavi gördüğü ve hakkında daha önce tutanaklar tutulduğu bilgisini açıklayan Yılmaz, “Bu tablo bir münferit olay değildir. Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur” diye konuştu.

“DAHA KAÇ ÖĞRETMENİN CAN VERMESİ GEREKİYOR”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenen Yılmaz şöyle konuştu:
“Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor, okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz, öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek? Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir. Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine; barışı, birlikte yaşamı, eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır. Çocuklar güvenli okullarda eğitim görmelidir. Öğretmenler ölüm korkusuyla değil, onurla ve güven içinde ders anlatmalıdır.”






