banner2

banner1

24.04.2017, 17:09

Dudağımda ki O Serseri Islık

Dudağımda ki O Serseri Islık

Hayata ıslık çalmanın bu kadar keyif ve mutluluk verdiğini yeni anlıyorum.

Makamı eski, unutulan bir ninni midir? Gönül yangınlarından külü kalan bir şarkı nakaratı mıdır? Aklıma o an gelen bir hatıra mıdır? Bilmiyorum.

Benimkisi biraz serseri, biraz da fazla özgür bir ıslık.

Ezberletilmiş değil

Ruha saklanmış ve izi çok derinden gelen. İsyanı ve imanı hakka dayandıran.Anlaşılmaz sanılan…

Ama çok bilinen ve hep aranan lakin korkulan...

Çok keyifli bir ıslık tutturdum bu akşam hayat yorgunluğunun üzerine.

Ve bu ıslığı kimlerden öğrendiğimi düşündüm.

Buldum sonunda...

Sis dağının dibinde,acının ve yoksulluğun üzerine eklenen kan davasına rağmen....

Çaresizliğe rağmen.

Fiş yazdırmak için bahçeye çıkardığım çocuklar, fındık dalından kalemleriyle toprağa ezberletilen cümleyi yazarken ıslık çalıyordu.

Islanıyorlardı, aldırmıyorlardı.

Elleri çamurdu, gülümsüyorlardı.

Kız ve erkek aldırmadan fiş yazıyor ve hayata keyifli bir ıslık ekliyorlardı.

Öğrenirken öğretiyorlardı.

Hayata ve umuda dair, hesapsız ve kitapsız,içinden geldiği gibi birisi ıslık çalıyordu.

Öğrettiğimi zannederken öğreniyordum.

Bu ıslık o çocukların dudağıma bıraktığı anlamlı ve güzel bir emanetmiş, şimdi anlıyorum.

Ta ki bir köy evinde bütün mahalle elinde bütün sermayesi ve hayatı olan bir halk ozanını dinleyene kadar. Türküler,horonlar ve sevdalar yorulana kadar.

Bütün bir mahallenin ikramı ve gönül sofrası dolana kadar.

Katip Şadi kemençe teline dokunana kadar.

Gönüller doyana kadar.

Ertesi sabah okul bahçesinde masum çocukların kemençe ve özgürlük ıslıklarını duyana kadar...

Ben hayata ıslık çalmanın bu kadar güzel olduğunu bilmezdim.

Yıllar sonra ''Dağ Türküsü'' düştü içime. Sis Dağı, Enişdibi ve Katip Şadi...

Ama o çocukların umuda dair özgürlük ıslığı şimdi benim dudağımda.

Onun için ihtiyar gönlümde hala ''Dağ Türküsü'' var.

Ve dudağımda kimsenin bilmediği o eski ıslık.

Yorumlar (0)