banner2

banner1

23.02.2021, 11:37

DOĞRUSU MU? UCUZU MU?

Özellikle son 1 yıldır pandeminin etkisi ile ekonomik olarak zor bir virajdayız.  Birçok sektörde uygulanan kısıtlamalar, yaklaşık son üç aydır kesintisiz devam eden gece 21.00’den sabah 05.00’e kadar olan sokağa çıkma kısıtlaması, hafta sonları uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları ve tabi tüm bunların psikolojik etkisi ekonomimiz üzerinde olumsuz etkiler yaratmakta ve bireyleri bir takım ekonomik tedbirler almaya yönlendirmekte.

 Sigorta ürünleri de tüketicinin en çabuk vazgeçtiği ürünler arasında. Tüketiciler bu sebep olarak; işveren ise işlerinin düştüğünü ve/veya dükkanın kapalı olduğunu, çalışan ise önünü görmekte zorlandığını dile getiriyor.

Peki, sigortadan vazgeçecek kadar zengin miyiz?

Evet, doğru soru bu.  Sigortacılık; “yerine koyma”  temeli üzerine kurulmuş bir müessese. Yani zor zamanınızda elinizden herhangi bir hasar nedeni ile kayıp giden maddi varlıklarınızın yeniden terine koyulmasını sağlıyor.

Çabuk unutuyoruz. “Bize bir şey olmaz” ise bir başka tehlikeli sözcük. Çünkü herkesin başına her şey gelebiliyor. Maddi gücü olan insanlar başlarına bir şey geldiğinde kenardaki birikimleri ile mağduriyetlerini çözebiliyor. Fakat maddi gücü zayıf bir kişinin başına bir şey geldiğinde kayıplarını telafi etmesi oldukça zor. Hele hele geliri de sabitse.

Maddi olarak güçlü olunan dönemlerde sigortamız olmasa bile kaybedebileceğimiz değerlerimizi yerine koyabilecekken maddi olarak zorda olduğumuz dönemlerde sigortanın önemi ortaya çıkıyor.  Ödeyeceğimiz makul sigorta primleri ile değerlerimiz koruma altına alabiliyoruz.

Makul sigorta primlerinden kastımız ise asla ama asla ucuz olanı değil. Ucuz diye aldığınız sigorta poliçesinin sizi hasar sonrası yüzüstü bırakma ihtimalini lütfen göz ardı etmeyin.

Önemli olan ucuz poliçeyi satın almak değil, doğru poliçeyi doğru fiyatla satın almaktır. “Ödediğimiz sigorta priminin makul olup olmadığını nasıl anlayacağız? Sigorta poliçeleri sayfalarca hepsini okumamız mümkün değil…” gibi serzenişlerinizi duyar gibiyim. Bu noktada yapmanız gereken işini profesyonelce yapan bir sigorta acentesinden destek almak ve aldığınız poliçenin şartlarını özet olarak size anlatmasını istemek.

Yazınımızın başında değindiğimiz gibi zor bir dönemden geçiyoruz. Pandeminin etkisini bir yana koyduğumuzda son zamanlarda –özellikle son 1 yıl- yaşadığımız doğal afetleri (deprem, sel, dolu yağışları gibi..)  de göz önünde aldığımızda değerlerimiz korumak için bir sigorta acentesine uğramanın ve makul primler ile değerlerimizi teminat altına almanın tam vaktidir diye düşünüyorum.

Yorumlar (0)