banner2

banner1

05.09.2020, 17:47

Denetim Sorunları

Son zamanlardaki yazılarıma baktığımda bomba ve patlama kelimelerini çokça kullandığımı fark ettim. Önce Hendek’te yaşanan patlama ardından Beyrut’tan gelen haber beni fazlasıyla etkiledi. Havai fişek fabrikasının hem konum olarak yakın olması hem de mesleki olarak bizi ilgilendirmesi bakış açılarımızı taraflı yapıyor. Bu taraf bazı kesimlerce hoş karşılanmasa bile biz doğru bildiklerimizi söylemeye devam edeceğiz.

Hendek konusunu kapatmak isteyen bazı medya organları var. Bunu neden yapmak istedikleri de malum. Bunu yapmak ise çok kolay. Bu ülkede gündem biter mi, bitmez tabi ki. Ne kadın ölümleri biter. Ne futbol maçı polemikleri biter. Ne siyasi çekişmeler. Ne ideolojik tartışmalar biter. Hareketli bir gündem. İnsanlarda unutuyor neyin, ne zaman, nasıl olduğunu…

Hareketli gündeme rağmen unutmamamız gereken bir konu Hendek’te meydana gelen patlama. Çünkü biz ne zaman unutmaya başlasak tarih bize unuttuğumuz noktalardan tekrar ve tekrar aynı acıları bize yaşatıyor. Biz tedbirlerimizi almadan, önlemleri konuşmadan, aksiyon planlarımızı oluşturmadan başımıza gelen olaylara “kader” diyerek geçemeyiz. Sonuçta biz tedbirden sorumluyuz. Takdirden değil. Kendimize düşeni en iyi şekilde yapmaktan sorumluyuz. Sorumluluklarımızı unuttuğumuzda olanlar için sürekli birilerini suçlayamayız.

Patlamayla ilgili bilirkişi raporu tamamlandı. Rapora ilk baktığımda yaptığım ilk iş sayfa sayısına bakmaktı. Yanlış hatırlamıyorsam 200 sayfaya yakın bir rapordu. Ve ilk soruyu soruyorum:

•             Kaza ilk olduğunda açıklama yapan iç işleri bakanı Süleyman Soylu mart ayında denetim yapıldığını ve denetimlerin tekrar ettiğinden bahsetmişti. Mart ayında yapılan denetimin raporunda neler yazıyordu? Bilirkişilerin tespit edildiği uygunsuzluklar mart ayında yok muydu? Yani uygunsuzluklar yalnızca mart – temmuz arası sürecinde mi oluştu?

Söz konusu raporda depo amaçlı kullanılan baraka yapılarında ruhsat kayıtlarına ulaşılamadığı belirtilmiş. Ayrıca alan içerisinde sığınak projesinin olduğu, resmi makamlarca onaylandığı fakat bu yapının inşa edilmediği tespit edilmiş. Daha önce yazdığım yazıda işletme ruhsatının patlayıcıların infilakı sırasında meydana gelen ikinci patlamadan sonra iptal edilmesini trajikomik bulduğumu belirtmiştim. Burada ikinci soru şu:

•             Resmi makamlarca onaylanan sığınağın varlığı ve ruhsatı olmayan depoların kullanımı nasıl olurda para hırsına kapılmış, insan sağlığını hiçe sayan bir işverenin inisiyatifine bırakılır?

Raporda, depolarda kapasitelerinden fazla patlayıcı bulunduğu, alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmadığı, depoların güvenlik mesafelerinin uygun olmadığı gibi ifadelere yer verilmiş. Yani rapordan çıkarabileceğimiz temel unsur, bu kaza olmayabilirdi!

Evet biz unutkanız. Bu ve bunun gibi onlarca kazayı unutacağız. Her gün işyerinde ölen insanları unutacağız. Her gün babası eve geri gelebilsin diye dua eden çocukları unutacağız. Her gün birileri para kazansın diye kazaların üstünü kapatmaya devam edip olan ne varsa unutacağız.

Tek ricam yetkililerin gerekli mercilere hesap sorması. Bu denetimleri kim, kimin adına yapıyorsa onay verenleri tek tek tespit edip adaletin önüne çıkarmaları. Ruhsatı onaylayandan, denetimi yürüten müfettişe kadar kim varsa herkesin hesap vermesi gerekiyor. Evet işveren suçlu. Ama tek başına değil. Bu olaya kim göz yumduysa, kim çanak tuttuysa herkes hesap vermeli.

Denetim mekanizması maalesef ülkemizde bir garip işliyor. Sadece bu alanda da değil. Problemlere bakarsanız temelinde hep bir denetim eksikliği görürsünüz. Denetimden kast ettiğim bir baskı unsuru oluşturmak değil. Aksine yalnızca kanunların uygulanmasını sağlamak. Çünkü bizim kanunlarımızda problem yok. Evet eksiklikleri var ama asıl problem uygulayabilme kısmı…

Can sıkıcı şeylerden bahsetmek sevdiğim bir durum değil. Umarım eylül ayının gelişi güzellikleri de beraberinde getirir. Şairin dediği gibi:

“Her eylül yeni bir başlangıçtır.

Yeni umutlara, yeni hayallere.

Güzel günlere ve bir şeylerin değişeceğine dair.

İyi eylüller…”

Yorumlar (1)
Reisss 6 ay önce
Yapılan denetim tutanaklarını açıklamalılar. Çatır çutur iş güvenliği eksikliği var adı altında yetki mahkumu iş güvenliği uzmanını tutuklamak sadece ve sadece günü kurtarmaktan öteye geçemeyecek!