banner2

banner1

22.09.2020, 23:41

Deli Dumrul gibi…

Devlet her yıl milyonlarca kitap dağıtıyor. Okulların açıldığı ilk hafta bütün veliler kitapçıların önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. Uzun kuyrukları herkes görüyor. Devlet görüyor, siyasi görüyor…

Herkesin gördüğü kuyruğa kimse çözüm üretmiyor. Ya devletin ücretsiz dağıttığı kitapların içi doldurulsun ya da bu milletin parası çarçur edilmesin. Bedava dağıtılan kitapların sayfası açılmadan misyonu sona eriyor.

Devlet bedava dağıttığı kitaplar için birilerine para kazandırıyor. Kimse o kitapların içeriğiyle ilgilenmiyor. Zaman zaman saçma sapan içerik yüzünden haberlere konu oluyor. Madem o kitaplar kullanılmayacak niye bastırılıp dağıtılıyor.

Meselenin diğer yüzü, çocuklar okula gidemedi ama veliler yardımcı kitap kuyruğuna girdi. Yardımcı kitap meselesinden kim ne kadar kazanç elde ediyor. Yaptığım araştırmalara göre okul idarecileri ciddi bir komisyon alıyor. Bu komisyon nerede harcanıyor? Kitapları satanlar para kazanıyor. Sanırım bu durumun en zararlısı veliler. Onlar çocukları iyi bir eğitim alsın diye, anlaşmalı denilen yerlerde kuyruğa girip istenen bedeli ödüyor.

Neredeyse “Deli Dumrul” hikayesine dönen meseleye dur diyecek bir babayiğit çıkmayacak mı?

****

Özel okullar denetleniyor mu?

Esasında bahsedeceğim konu için özel bir ekip kurmaya falan gerek yok.

Devletin okulunda eğitim gören çocuklar haftada bir gün okula gidebiliyor. Ancak özel okulda durum farklı. Hatta bazı özel okullar devletin kurallarına riayet ederken, bazıları etkinlik adı altında neredeyse çocukları her gün okula getirmeyi başarıyor.

Eğer korona sadece devlet okullarına gidenlere bulaşıyorsa yapılan doğru.  O zaman kural tanımayan özel okullar bir günü ders diğer günlerini etkinlik gibi göstererek çocukları okula getirmeye devam etsin.

Korona okul, gelir durumu gibi kriterlere göre bulaşmıyorsa, bırakalım çocuklarımız özledikleri sıralarda ders işlesinler.

Eğitimde eşitlik maalesef yok. Bari yönetimde adaleti sağlayın…

****

Yazıcı’nın katkısı büyük

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nin Akyazı Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık MYO’nun temeli atıldı.

Açılışa katılanların fotoğraflarına baktım ve Yaşar Yazıcı’yı gördüm. Her fırsatta, her şartta bugün temeli atılan okulun hatta fazlasının yapılacağını söyleyip durdu. Hatta golf sahası, termal turizm en çok onun döneminde dillendirildi.

Bugün temeli atılan fakülte için bu dönemin yöneticileri Yaşar Yazıcı’yı törene davet ederek büyük vefa göstermişler.

Akyazı’ya büyük katkı sunacak fakülte ve MYO şimdiden hayırlı olsun.

****

Eleştirmek zorunda mısın?

Derdimiz belli…

Şehrimizin en iyi hizmeti alması, olabildiğince doğal, olabildiğince modern bir kentte yaşamak istiyoruz.

Spor, eğitim, turizm, sanayi, tarım velhasıl her konuda en iyiye sahip olmak herkes gibi bizimde talebimiz.

Adaletli yöneticiler, ufku olan idareciler istiyoruz.

En iyiyi isterken yönetenlerin yanlışlarını dile getiriyoruz.

Çok kıymet verdiğim, enerjisiyle adeta beni besleyen bir arkadaşım, dostumla sohbet ederken şaşırtan bir sitemde bulundu.

Meseleye başka bir tarafından bakamaz mısın? İlla eleştirmek zorunda mısın?

Sohbetin bütün detaylarını aktarmayacağım.

Meselelere iyi tarafından bakmak için kendimi zorladığım yazılarım oldu. İyiyi, güzeli yazmayı benimde çok istediğimi söyledim…

Arkadaşım anlatmaya başladı;

Sakarya muhteşem bir şehir; Doğal güzellikleri, yaylaları, göl, deniz, nehir… Allah aşkına bu saydığım özellikler, güzellikler kaç şehirde var?

Arkadaşımın sıraladığı özellikleri hepimiz biliyoruz. Bu özelliklerine coğrafi konumu, ulaşım aksının tam göbeğinde olmasını da ekleyerek böbürleniyoruz.

Lakin işlenmemiş cevherin kıymeti harbiyesi de ortada.

Bizim muhabbetin üzerinden birkaç gün geçti ve yardımcı kitap kuyruğunda ki velileri haberleştirdik.

Hadi gel de eleştirme şimdi. Devlet eliyle dağıtılan kitaplar daha sayfası açılmadan hurdacıya gidiyor. Vatandaş gerçek rakamının üzerinde fiyatlarla yardımcı kitap almaya zorlanıyor.

Eleştirisi az iyiliklerin kaleme alındığı güzel günlerde görüşmek dileğiyle…

Yorumlar (0)