banner2

banner1

11.08.2020, 16:40

Coğrafya kaderdir!

Beyrut’ta meydana gelen patlamada hayatını kaybedenlerin sayısı 200’ün üzerinde. Hala haber alınamayan yani tespit edilemeyen onlarca kayıp var. Yaklaşık 300 bin kişinin evsiz kaldığı ve 5 bin kişinin hala yaralı durumda olduğu biliniyor.

Geçen hafta yazmış olduğum yazıda Lübnan’ın iç savaştan beri ekonomik anlamda istikrar sağlayamadığını ve patlamanın onları maddi ve manevi anlamda zor dönemlere sürüklediğinden bahsetmiştim. Son bir haftadır yaşanan olaylar ise son derece acı verici.

Halk patlamadan dolayı hükümetin “ihmallerinin” olduğunu düşünüyor. Tepkilerinin belli etmek için binlerce kişi sokaklara dökülmüş durumda.  İhmal konusunda yalnız değiller ancak ülkeyi bu zor zamanlarda iç savaşa götürebilecek provokasyonlara inanıp sokağa dökülmek tarifi mümkün olmayan bir trajedi ve son derece tehlikeli bir süreç…

Ortadoğu’nun yıllardır akıllanmadığı ve aynı oyunlara tekrar tekrar yenildiği artık su götürmez bir gerçek. Literatürde dahi tüm dünyanın kullandığı Lübnanlaşma kavramı yer alıyor. Trajediler ülkesi olarak bilinen Lübnan küresel sermayenin provokasyonlarıyla tekrardan uçurumun eşiğinde. Hükümette istifa etti. Yeni kabine oluşturulacak. Lakin oluşacak hükümette kimin adamları olacak? Daha önce Irak’ta savaş sonrası kabine yenilendiğinde İngilizler oradaydı, onlar öncesinde Fransızlar oradaydı. Suriye’yi karıştırdıklarında ABD, Rusya oradaydı. Çünkü bu topraklarda ne zaman bir yer karışsa yardım eli diye hep uzaklardan geldiler. Bazen demokrasi kisvesi altında, bazen sükunetin sağlanması adına. Çünkü bu topraklar sanılandan daha kıymetli. Herkes pençelerini geçirmiş halde bekliyor.

Değişmeyen unsur küresel güçlerin stratejileri. Önce patlama, sonra çatışmalar, sonra iç savaş eğilimi, darbe girişimleri ve istedikleri adamların başa geçmesiyle kapanış.  Modern savaş artık bu. Kılıçla, süngüyle, topla, tüfekle toprak işgal etmek kalmadı. Artık sizin ticaret gemileriniz nereye gidiyorsa, paralarınız kimin bankasında saklanıyorsa, kimin adamlarını destekliyorsanız onun sömürgesi oluyorsunuz(!) Cezayir sözde bağımsız bir ülke. Gemiler Fransa’ya gidiyor. İngiltere Hindistan’dan çıkalı uzun zaman oldu. Ama para akışı ne yöne acaba. Tahmini sizde kalsın. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Ve bu örnekler almamız gereken dersleri de bize gösteriyor. Bu coğrafya üzerinde birilerinin maşası olursanız sonucu hiçbir zaman değişmez.

Değişmeyen başka bir unsur ise bu coğrafyada yaşayan insanların provokasyonlara son derece müsait karakterlerinin olması. Bununda sebebi ise değişmeyen yönetim profilleri. Halkı kendi inançları ve çıkarları doğrultusunda yönlendirmeye çalışan, ekonomi kanallarını kendine entegre eden, milletleri ya da toprakları için değil de kendileri için orada bulunan yönetimler. Halkı anlamak, isteklerine karşılık verebilmek, iletişimi canlı tutabilmek yönetimler için önem arz ediyor. Küreselliğin getirdiği ihtiyaçları olduğu gibi değil de kendi iç dinamik yapılarına göre harmanlamak gerekiyor. İnandığımız değerleri anlatabilmek ve üstüne değer katabilmek adına kuşakları yakalamak gerekiyor.

Bahsettiğim gerekliliklerle beraber toplumlarında mevcut değerlerinin kıymetini bilmesi gerekiyor. Çünkü sizin sahip çıkmadığınız her değere yarın biri elbet sahip çıkar. Önemli olan bunu zamanında başarabilmek.

Coğrafya kaderdir söylemi kader kavramına olan bakış açım yüzünden inandığım bir söylem olsa bile bizim yapmamız gereken bu coğrafyayı bir adım ileriye götürmek için mücadele etmektir. İşini doğru yapan liyakat sahibi insanların sayısı arttıkça, kendi değer yargılarına sahip çıkan insanlar var oldukça biz dimdik ayakta kalmaya devam edeceğiz. Yeter ki aynı çatı altında kalmamızı sağlayan değerlerimizi unutmayalım…

Selametle…

Yorumlar (0)