banner2

banner1

24.09.2020, 23:11

BİLİNMEZLİK!..

Bu hafta,
Benim çocuklarım da,  Yurttaki diğer tüm yaşıtları olan yavrular gibi birinci sınıfa başladılar.
Ve ben,
O ilk günün telaşı,
O ilkokul hevesi,
O ilkler heyecanının yerine, Bambaşka duygular,
Bambaşka kaygılar içerisinde götürdüm çocuklarımı okula.
Çünkü bu yıl,
Daha önceki hiçbir yıl kadar olağan,
Daha önceki hiçbir okul dönemi gibi bildiğimiz bir okul dönemi olmayacaktı bunu biliyordum.
Bilemediğimse,
Onları bırakıp gittiğimde neler olabileceği,
Onları nelerin beklediği,
Sürecin nasıl yönetileceği,
Sistemin bu yeni duruma ne kadar hazır olduğuydu.
Çocukları okula bıraktığımda,
O bilinmezliklerin,
Belirsizliklerin içimde yarattığı endişeyi,

Tüm ruhumla yaşadığımı hissettim sadece.
...
Bilinmezlik,
Bilinmezlikler değil mi aslında insanda en çok da kaygıya sebep olan!
İnsan,
Bildiği bir insandan,
Bildiği bir durumdan,
Bildiği bir süreçten kaygı duymaz ki zaten hiçbir zaman.
Eğer karşısındaki insan iyiyse,
Mevcut durum güzelse,
Eğer önündeki süreç olumluysa,
Yaşadığı insanın,
Mevcut durumların,
Önündeki tüm süreçlerin tadını çıkarır doya doya.
Eğer karşısındaki insan kötüyse,
Mevcut durum çirkinse,
Önündeki süreçler olumsuz gibiyse,
Ona göre önlemler alır,
Kendini mevcut duruma göre şekillendirir,
Ne yapacağı konusunda düşünür,
Gidişatın olumlu yönde olması için çaba sarf eder elinden geldiğince dolayısıyla.
...
Düşünsenize,
Bir film ararken bile izlemek üzere,
Öncesinde ne istediğimizi bilerek ve seçerek izliyoruz çoğu zaman;
Duygusal,
Romantik,
Komedi,
Dram,
Korku,
Gerilim,
Aksiyon...
Ve seçimlerimize göre de, Hazırlıyoruz kendimizi aslında psikolojik olarak.
Ve şimdi bizdeki durumda da,
Ortada koca metrajlı filmler var gibi bakıldığında.
Biz bu filmlerin bir yerlerinde,
Filmi hem yaşan,
Hem de filmi uzaktan izleyen kişiler gibiyiz.
Ve filmler öncesi yayınlanan, Filmlerin o tanıtım reklamları kadar toz pembe de değil sanki gösterimdeki mevcut filmler!
Şu anki durum bir korku filmi mi,
Yoksa biraz gerilim sonrası,
Süprizli bir mutlu sona mı bağlayacak bizi!!!
Hiç birimiz bilemiyoruz tabi.
Ve işte tam da bu noktada,
Filmi yönetenlere,
Gösterime sunanlara o kadar çok iş düşüyor ki esasında.
Gerçi onlar da hep reklam peşinde,
Gerçi onlar da hep reklamlarla filmler üzerinden kazanma çabasındayken,
Bizim bu filmleri gönül rahatlığı ile izlememiz pek de mümkün değil gibi.
Bir kaç gün önce yaşadığımız durum, 

Buna çok güzel bir örnekti sanki.
Milyonlarca öğrenci, Psikolojik olarak uzaktan eğitime çok hazır bir şekilde EBA karşısına geçerken,
Aylardır bu sürece hazırlananların ortaya koyduğu sistem daha ilk günlerden çöktü.
Ve böylesi bir sonuç üzerinden bile araya reklam alınarak,
"Bu aslında olumlu bir haber..." dendi.
Ama öğretmenler,
Ama öğrenciler,
Ama veliler olarak bizim beklediğimiz olumlu sonuç bu değildi ki.
Bu arada,
Daha önce de filmin tanıtıcı bir başka reklamında,
"Dünyanın en iyi dijital eğitim altyapısını kuruyoruz.
Çok iddialı olarak söylüyorum;
Uzaktan eğitimde dünyadaki 3-5 ülkeden bir tanesi Türkiye.
Bu hizmetin genişleyerek yüz yüze eğitime geçildiğinde de sürekli biçimde devam edeceğinin müjdesini vermek isterim" denmişti.

...
Keşke içinde yer aldığımız filmler,
Reklamları kadar etkili ve reklamlarında belirtildiği gibi etkin olabilseydi.
...

'Hayattaki her filmin, reklamları kadar etkili, reklamlarında anlatıldığı gibi etkin olabilmesi dileğiyle..."

Yorumlar (0)