MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ’YE ÖVGÜ
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı ve Amedspor İstişare Kurulu üyesi Mehmet Kaya, İlke TV’ye yaptığı değerlendirmede, şampiyonluğun ardındaki dayanışma ruhunu, Süper Lig’deki hedefleri, kulübün barış sürecine katkısını ve kongre sürecine ilişkin beklentileri anlattı.
İlke TV muhabirinin, “Amedspor-Trabzonspor karşılaşmaları korkulanın aksine sürecin toplumsallaşmasında daha etkili de olabilir” diye bir söz duydum. Siz ne düşünüyorsunuz?” sorusuna Mehmet Kaya, şöyle cevap verdi:
“Tabi bu çerçevede Selahattin Demirtaş’ın da çok güzel ve anlamlı bir çağrısı olmuştu. Kesinlikle katılıyorum. Bugün sürece baktığımız zaman, 2013-2015 yılları arasındaki çözüm süreci ile bugünkü diyalog ve normalleşme adımlarını karşılaştırdığımızda; sürecin tabana yayılıp toplumsallaşmaya doğru gittiğini görüyoruz. Sürece yönelik karşıtlığın ise bu kez toplumsallaşamadığını, sadece belli radikal unsurların bu karşıt kulvarda kaldığını müşahede ediyoruz. Bu olumlu tablonun oluşmasının en temel nedenlerinden biri de Sayın Devlet Bahçeli’nin sürece sahip çıkması ve bu doğrultuda izlediği yapıcı yol ve yöntemdir.
“HİÇBİR İLLE HUSUMETİMİZ KALMAMALI”
Buradan yola çıkarak bir değerlendirme yaptığımızda, tam da sorduğunuz noktayı konuşmamız lazım. Evet, belki bu sezon Bursaspor ile bir maçımız olmayacak ama biz yönetim olarak önümüze şöyle bir hedef koyacağız: Eğer biz gerçekten ülkede bir barış ikliminin oluşmasını istiyorsak ve bunda Amedspor’un da bir katkısı olacaksa; bizim hiçbir kulüple, hiçbir ille hiçbir geçmiş husumetimiz veya sorumluluğumuz kalmamalı, varsa da bu çerçevede tamamen ortadan kalkmalıdır. Bir şekilde bu barış ortamının sağlanması ve sorunların çözülmesi gerekiyor. Çünkü tam da bu tür kritik takımlarla yapacağımız maçlarda oluşturacağımız doğru ve sağduyulu iklim, ligdeki tüm maçların atmosferine olumlu yansıyacaktır.
“SAKARYASYOR İLE BİR DOSTLUK MAÇIYLA SÜRECİ BAŞLATMAMIZ LAZIM”
Bizim tam da buradan başlamamız lazım. Gerekirse Trabzon’dan başlamamız lazım. Gerekirse Bursaspor ile bir dostluk maçı organize ederek bu adımı atmamız lazım. Sakaryaspor ile bir dostluk maçıyla bu süreci başlatmamız lazım. Yani artık ülkede sporun birleştirici gücünü öne çıkarmalıyız. Şimdiye kadar hep ayrıştırıcı bir güç gibi konumlandırılmaya çalışılan sporu, bugün aynı güçle birleştirme amaçlı nasıl kullanabiliriz? Biraz bunu tartışmalı ve uygulamalıyız.
“TFF’YE ÖNEMLİ GÖREV DÜŞÜYOR”
Elbette burada Türkiye Futbol Federasyonu’na da çok önemli bir görev düşüyor. Federasyon artık stratejik hedefleri arasına bu toplumsal uzlaşıyı kesinlikle koymalıdır. Amedspor’a karşı Süper Lig’de yapılacak olumsuz davranışlar artık dünya kamuoyunda görünür olacaktır. Ve geçmiş hataları da sorgulatacaktır. Az önce de belirttiğim gibi, yaşanabilecek olumsuz ortamlar en başta federasyonu etkileyecek ve doğrudan Türkiye futbol tarihinde kara leke olarak kalacaktır. Bu nedenle federasyon başkanının ve yönetiminin, provokasyona zemin hazırlayabilecek maçlara yönelik önceden önlem alması, gerilimi tırmandıracak açıklama ve girişimlerin önüne geçmesi şarttır. Maçlarda ortaya çıkabilecek riskleri erkenden bertaraf etmeye çalışmamak, bu gerginliğin tüm maçlara yayılmasına sebep olur ki günün sonunda kaybeden hep birlikte ülke futbolu olur. Onun için federasyonun acilen bu yönde somut ve kapsayıcı adımlar atması gerekiyor.





