HABERLİSİN-Nazile AKARSU/ Sinem Elif MUTAY

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası mart ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdem Ercan’ın başkanlığında SATSO meclis salonunda gerçekleşti. Başkan Akgün Altuğ yaptığı konuşmada, Sakarya’nın şubat ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7.1’lik artış, ocak ayına kıyasla ise yüzde 30.3’lük bir düşüşle 390 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, kümülatif ihracatının ise geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 17.8 artış gösterdiğini, ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 176 olarak gerçekleştiğini aktardı.

“SANAYİ KARASU DEMİRYOLUNA ENTEGRE EDİLSİN”
12 yıldır atıl bir durumda olan Karasu demiryolu projesinin geçtiğimiz yıl tekrar ihalesinin yapıldığını ve çalışmaların resmi olarak başladığını aktaran Altuğ, “Bu gelişmeyle birlikte demiryolunun sanayi bölgeleriyle entegrasyonu konusunu gündeme getirdik. Karasu demiryolumuz aynı zamanda Karasu limanıyla da entegre edilecek. Demiryolu en ucuz, en uygun taşıma operasyonudur. Bu projenin sanayi bölgeleriyle de bağlantılı olması ciddi bir kazanım ve lojistik güç sağlayacaktır” diye konuştu.

“SAKARYA’NIN TOYOTA DEMİRYOLUNA İHTİYACI VAR”
Sakarya’nın ve Türkiye’nin en önemli ihracatçılarından birinin demiryolu bağlantısı olduğunu söyleyen Altuğ şöyle konuştu:
“İlimiz ve ülkemizin önemli ihracatçılarından olan Toyota’nın da demiryolu bağlantısı ihtiyacı var, yıllardır dile getiriyor. Üretilen araçları karayoluyla limanlara taşımaktansa demiryolu ile limanlara ve Avrupa’ya sevk etmek ciddi bir rekabet avantajı yaratacaktır. Bu önemli konu TOBB ulaşım ve lojistik sektör meclisinin de ana gündeminde yer almış durumda. Meclis üyemiz Yiğit Ateş de odamızı temsilen o mecliste yer alıyor. Ve kendisi bakanlığa bu konu ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi. TOBB’dan da bu önerimize ciddi destek var. Çünkü bu projeye Çin ve Avrupa arasını Zengezur koridorundan birbirine bağlayacak önemli bir proje olarak bakılıyor. Uluslararası anlamda da önemli kazanımları beraberinde getirmesi bekleniyor. Oda olarak bu konunun üzerine gideceğiz. Demiryolu güzergahında planladığımız lojistik OSB’mizin de demiryolu projesi ile eş zamanlı tamamlanması şehrimizin lojistik üs anlamında stratejik konumunu güçlendirecek.”

“TRAFİK CEZALARI AMACINI AŞIYOR”
Trafik cezaları hakkında kendisine şikayetler geldiğini aktaran Altuğ, şu açıklamada bulundu:
“Son dönemde artan trafik cezaları ve denetim uygulamaları, ne yazık ki amacını aşıyor. Ciddi bir mağduriyet oluşturmaya başladı. Elbette trafik güvenliği ve kurallar önemlidir. Ancak ekonomik zorluklarla mücadele eden üyelerimiz için bu cezalar, bir mali yük haline geldi. Denetimlerin cezalandırıcı değil, eğitici ve ticari hayatın sürekliliğini gözetici bir anlayışla yürütülmesini bekliyoruz”

“TELAFİSİ GÜÇ VERGİ CEZALARI YAZILIYOR”
Vergi denetimlerinin İş dünyasının omuzlarında ağır bir yük oluşturduğunu söyleyen Altuğ, şöyle konuştu:
“Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu, lüks harcamalar ile beyan edilen gelirler arasındaki uyumsuzluğa yönelik çok geniş kapsamlı bir inceleme başlattı. Risk Analiz Merkezi’nin verilerine göre, 16 bin 300 mükellef mercek altında. Kredi kartı harcamalarından gayrimenkul alımlarına kadar her detay izahata çağrılıyor. Elbette kayıt dışı ile mücadeleyi ve vergi adaletini hepimiz destekliyoruz. Ancak sahadan aldığımız geri bildirimler, üyelerimizin bu süreçte ciddi bir mağduriyetle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Çünkü hepimiz biliyoruz ki; ticaretin doğası gereği her harcamanın kaynağını yıllar sonra bile 'bire bir evrakla' ispatlamak her zaman mümkün olmuyor. Evrak eksikliği veya teknik detaylar nedeniyle iş insanlarımız, telafisi güç vergi zayi cezalarıyla karşı karşıya kalıyor”

“VERGİLER İŞ DÜNYASINI ÜRETİMDEN SOĞUTUYOR”
Altuğ yetkililere çağrıda bulunarak, “Denetimler, dürüst mükellefi cezalandıran veya iş dünyasını üretimden soğutan bir sürece dönüşmemelidir. İradeden beklentimiz; mükellefin izahatlarını hakkaniyetle değerlendiren, mağduriyetleri önleyen ve yapıcı bir denetim modelinin işletilmesidir. Üretim gücümüzü korumak istiyorsak, vergi sistemimizi de cezalandırıcı değil, teşvik edici ve gerçekçi bir zeminde tutmak zorundayız” diye konuştu.

Muhabir: Sinem Elif Mutay