"HER TUĞLANIN BİR ANISI VAR"
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin ardından yıkılan binaların enkazından topladığı tuğlalar ve dağlardan aldığı çamurla Serdivan'da fırın inşa eden Müzeyyen Altıparmak, 27 yıldır doğal ürünlerden ekmek yapıyor. Fırında aynı yaşlarda 4 kadın ekmek yaparken, kendilerine “Altın Kızlar” diye tanımlıyorlar. “Altın Kızlar”ın yaptığı ekmekler beğenilirken, Kültür Yolu Festivali’nde “Lezzet Durağı” seçildi.
Depremde topladığı tuğlalarla büyük emekle fırını yaptığını belirten Altıparmak, "17 Ağustos depreminin ardından yıkılan binaların enkazından ve dağdan getirdiğim çamur ile bu fırını yaptım. O günleri hiç unutmuyorum. Ben bu tuğlaları yıkılmış, yaşanmışlıkları olan evlerin enkazlarından topladım. O yüzden hiçbir zaman aklımdan o günler gitmez. Fırın bittikten sonra ilk başlarda az ekmek yapıyordum, o zamanlar çok fazla püf noktalarını bilmiyordum. Şu an siparişleri yetişemiyorum" diye konuştu.
"KENDİMİZE ALTIN KIZLAR DİYORUZ"
Gençlerin gelip çalışmak istemediğini ifade eden Müzeyyen Altıparmak, şöyle devam etti:
"Gençler maalesef buraya dayanamıyor. Burada 4 kişi çalışıyoruz, hepimiz de neredeyse aynı yaştayız. Birbirimizin dertlerini, sıkıntılarını dinleye dinleye ekmek yapıyoruz. Emek ve sevgi ile yapıldığı için belki de bu ekmekler bu kadar lezzetli. Biz kendimize “Altın Kızlar” diyoruz. Altın Kızlar iş başında. Telefondan İstanbul'dan arıyorlar, 'Müzeyyen abla bize ekmek ayır, geliyoruz' diye. Sağ olsunlar insanlar seviyor bende elimden geldiğince ekmeklerini lezzetli yapmaya çalışıyorum. Bana soruyorlar, 'Senden sonra ne olacak birine el verdin mi?'. Benden sonra da bir şekilde çıkar, öğrettiğim kişiler var tabi"

LEZZET DURAĞI OLARAK SEÇİLDİ
Müzeyyen Altıparmak’ın yaptığı ekmeğin kolay kolay bozulmadığını ve uzun süre tüketilebildiğini açıklayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu yıl gerçekleşen Kültür Yolu Festivali'nde, fırını ve ekmekleri kültür durağı olarak seçtiler ve plaket verdiler. Hiç bu işin buralara kadar geleceğini düşünmemiştim, ben bu işe başlarken aileme katkı sağlamak için başlamıştım ama iş nerelere kadar geldi. Ekmeği yiyenler çok lezzetli olduğunu, kolay kolay bozulmadığını söylüyordu. Böyle bir şeyle de karşılaşınca çok mutlu oldum. Sabredersen ve işini hakkıyla yaparsan karşılığını alıyormuşsun. Gelenler, 'aman size bir şey olmasın' diyor. Ben de bu cümleyi duyunca mutlu oluyorum"







