13.01.2022, 09:59

Algı Yönetimi

Gazete manşetlerini her zaman çarpıcı ve heyecan verici bulmuşumdur. Artık gazete manşetinden daha çok haber siteleri ve bildirimler üzerinden bu başlıkları okuyabiliyorum. Yine de bu başlık olayı hala heyecan verici. Özelikle başlık ile içerik uyumu zayıfsa işte o zaman fena demektir…

Rekor tazeledi, enflasyonda tarihi rakam, çelik fiyatlarında zirve, sel felaketi, deprem alarmı, şok olay bilmem ne…

Bunların hepsini bir şekilde okumuş ve görmüşsünüzdür. Yapılış amaçları içeriğe dair bilgiden çok tıklanma almak olan bu başlıklar bir yandan da algı yönetimi için birer silah konumundadır. Çünkü günümüz dünyasında algı ile istediğiniz bir çok şeye insanları inandırabilir veya uzaklaştırabilirsiniz.

Örnek vermek gerekirse, haber başlığı “yine zam” olduğu zaman farklı iken “artık ücretsiz değil” olduğunda farklı…

Eskiden ücretsiz olan bir ürünün yada hizmetin artık ücretsiz olmaması inanılmaz bir etkiye sahiptir. Bunu en derinden poşetlerde hissettik. Marketlerde olan poşetlerin 25 kuruşa çıktığında verilen tepki elektriğe gelen %80-100 zamlarından daha çok tepki gördü.

Başka bir örnekte dolar üzerinden verilebilir. Gezi olayları zamanında doların 30 kuruş artması neticesinde hükümet inanılmaz öfkeli tepkiler vermişti. Ekonomik açıdan nasıl zararlı olduğundan bahsediyordu televizyon kanalları. Bugün ise 18 i gördükten sonra tekrardan 13-14 civarında seyretmesi o kadar tepki almıyor.

Çünkü insanoğlu alışıyor, alıştırılıyor.

Çünkü insanoğlu unutuyor, unutturuluyor.

Çünkü insanlar algıyla yönetiliyor.

Mesela bu ülkede, yurt dışından bir ürün ile yurt içinde bir ürün kıyaslaması yaparak döviz problemini savuşturabilirsiniz.

Bir telefon ile bütün ekonomik problemlere cevap verebilirsiniz.

Harcama yapan insanları gösterip mükemmellikten bahsedebilirsiniz. Daha önce yazdığım yazılarımın birinde damla-derya örneğini vermiştim. Yine aynı bakış açısıyla bakarsak olumsuz gözüken örnekler geçici, önemsiz, daha kötüleri var ve dış güçler gibi sloganlarla savuşturulabilirken, olumlu olarak gözüken olaylar ise asıl olan gibi servis edilebiliyor.

Olayın nedenleri, gelişimi, süreci, içeriği önemini kaybediyor. Önemli olan servis ve algı süreci.

Hatta cumhurbaşkanımızın bir köpek cinsi haberine verdiği “beyaz Türkler” tepkisi bile bir algının parçası.

Bakalım önümüzdeki günler bize neler gösterecek ve biz kaçını ayırt edebileceğiz…

Selametle.

Yorumlar (0)