banner2

banner1

banner22

Yorgan ustası unutulan sanatı yaşatmak istiyor

Akyazı İlçesinde kaybolmak üzere olan Hallaç ve Yorgan dikim el sanatı yapan 48 yıllık usta mesleğini yaşatmak için mücadele veriyor. Yorganın insan sağlığı için önemini anlatan Yaşar Gören yoğun emeklerle üretilen pamuk ve yünlerin ise çöpe atılmasından şikayetçi olduğunu dile getirdi.

Akyazı 06.12.2020, 13:13 Editör: Ebru Bulut
banner48

NOSTALJİ KÖŞESİNDE GEÇMİŞE YOLCULUK

3 çocuk babası 59 yaşındaki Hallaç ve Yorgan Dikimi Ustası Yaşar Gören 11 yaşında başladığını mesleğini gelişen teknolojiye rağmen ilk günkü heyecanla devam ettiriyor. Akyazı’da el sanatının son ustalarından olan Yaşar Gören günde iki yorgan dikerken, sipariş olmadığı günlerde oğullarının işyerinde onlara yardım ediyor. Oluşturduğu nostalji köşesinde geçmişe yolculuk yaparak stresten uzak vakit geçiriyor.

“MESLEĞİME ÇOK ŞEY BORÇLUYUM”

Bu mesleği çok sevdiği için devam ettiğini söyleyen Yaşar Gören, “1973 yılında başladığım bu yorgancılık el sanatında 48’inci yılıma girdim. Mesleğime çok şey borçluyum. Her şeyimi bu sanattı icra ederek kazandım. Çocuklarımın evlilikleri ve evimi bu meslek sayesinde kazandım. Bir günün ortalama 8 saatini uyumakla geçiren bir insanın sağlıklı ürünlerde yatıp kalkması gerekiyor. Son 5 yılın hastalıklarına baktığımızda bel fıtığı, boyun fıtığı gibi hastalıklar görebiliyoruz. İnsanların uyurken hücrelerin yüzde 50’si ölüdür. Bu hücrelerle birlikte sağlıksız ürünlerle de yatarsanız hasta olabilirsiniz. Sağlık için düzenli uyku ne kadar önemliyse uyku için de organik yünler de o kadar önemlidir. Yün ve pamuk tamamen doğal olurken, insan vücudu için 8 saatlik termal tedavi uygular. Uyandığımızda yorgun olan biri değil de yorgun yatıp dinlenip uyanan birisi olmamız lazım” dedi.

“BU MESLEKTE 45 YAŞININ ALTINDA İNSAN YOK”

Boş vakitlerinde oğulları ile yaptığı antika köşesine geldiğini ve bu köşenin onlara motivasyon sağladığını ifade eden Gören, “Bu meslekte 45 yaşının altında insan yok. Çalışanların biraz daha zam yaptığını düşünecek olursak bu meslek için şartladın zorlaşacağını söyleyebilirim. Bu meslekte çırak yetiştiremediğimiz için tükenme noktasına doğru ilerliyor. Gelecekte istesek bile bu sağlıklı ürünleri bulmakta güçlük çekeceğiz. Belki de ürün sağlıklı olacak ama makineyle dikildiği için bu elin verdiği kıvamı yorganda bulamayacağız. Devletimiz el sanatlarını vergiden muaf yaptı. Bilmeyen çok arkadaş vardır. Bu durum yorgancılık, semercilik ve kalaycılık gibi birçok meslek dalında kullanılabilir. Ben şuanda vergi levhası olmadan yorgancılık yapıyorum. Maliye’ye başvurdum ve gelip incelemeler yaptılar. Ben vergi matrahı olarak bir ödeme yapmıyorum. Tükenmekte olan meslek ve el sanatı ile yaptığım ürünlerden ancak geçimimi sağlayabileceğim için benden vergi istenmiyor” ifadelerini kullandı.

EN BÜYÜK SORUN DÜKKAN KİRASI

Unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin en büyük sorununun dükkan kirası olduğunu söyleyen Gören, “Bizim meslek sahiplerimizin belini büken en büyük etken kiraların yüksek olması. Görünür ve merkez bir yerde bir yorgancı arkadaşımızın dükkan açması çok zordur. Çünkü kazançlarına bakılırsa o kiraların ödenmesi mümkün değildir. O yüzden yorgancılar kenar ve köşelerde kalabilir. Ayrıca insanlarımız milli servetimizi çöpe atıyorlar. Yoğun emeklerle Adana, Hatay, Mersin, Balıkesir, Denizli ve Uşak bölgelerinden toplanan pamuklardan yapılan yorgan ve yastıklar çöpe atılıyor. Milli servet heba ediliyor. Pamuğun ömrü bitmez. Bu işin ustalarından fikir alın, danışın ve sağlıklı ürünler kullanmaya devam edin” şeklinde konuştu.

Yorumlar (0)