banner2

banner1

banner22

+1 Fark

Özgür Adımlar Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde Özel Eğitim Alanı Öğretmeni olarak görev yapan Gülşen Böcek 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, “3.5-6 yaş arasını kaçırırsak sonraki süreçte çok zorlanıyoruz” dedi.

Akyazı 21.03.2021, 10:13
+1 Fark
banner48

ÖZEL HABER/SERENAY YAŞAR

Down Sendromu, insanlarda sıklıkla tespit edilen kromozomal bir farklılıktır. Down Sendromu hakkında doğru bilgiler edinmek özellikle gebelik dönemindeki anne ve baba adayları için son derece önemlidir. Onlara ve Down sendromuna dair akıllarındaki sorulara cevaplar arayanlara özel olarak Özel Eğitim Alanı Öğretmeni Gülşen Böcek 21 Mart Down Sendromu Gününe özel olarak konuştu.

“DOĞUMDAN SONRA KABULLENMESİ ZOR OLUYOR”

Down Sendromu tanısı doğumdan önce de bebek doğduktan sonra da konulabileceğini söyleyen Böcek, “Down sendromu genetik bir farklılık bir başka ifade ile bir kromozom anomalisidir. Bu noktada down sendromu nedir sorusunun yanıtı hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse sıradan bir insan vücudunda 46 adet kromozom bulunmakta iken Down sendromlu kişilerde bu sayı üç adet 21. Kromozom olmasına bağlı olarak 47 tanedir. Hücre bölünmesi esnasında yanlış bölünme sonucunda 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom yer alması ile oluşmaktadır. Down Sendromu tanısı doğumdan önce de bebek doğduktan sonra da konulabilmektedir. Bende hamileyim doktorum bana da tarama testi yaptırmam gerektiğini söyledi ama ben yaptırmadım çünkü Down Sendromlu bir çocuğum olsa ben onu aldırmam o bana Allah tarafından verilen bir mucize hamileliğim boyunca bunu düşünmek istemiyorum farklı bir tanısı da olabilirdi ama ben bunu öğrenmek istemedim sağlıklı bir hamilelik geçirmek istiyorum. Beslenmeme son derece dikkat ediyorum hayatımı düzenli geçiriyorum testi yaptırdığımda doktor şu tanısı var dese ben bütün hamileliğim boyunca bunun korkusuyla, endişesiyle yaşayacağım kötü bir hamilelik geçireceğim ama yaptırmak isteyen anne adayları bu testi yaptırabilir tanılar hakkında bilgisi olmayan anneler bilgili olurlar en azından doğumdan sonra ben hazırım derler çünkü doğumdan sonra kabullenmek zor olabiliyor. Bebekler birbirlerine zaten çok benziyor, gözlerinin, dişlerinin çekikliği ellerinin yapıları onlar birbirlerine çok benziyorlar” şeklinde konuştu.

3-5-6 YAŞ ARALIĞINI KAÇIRMAMAK LAZIM

Okullarına çok erken yaşta bebekken bile gelenlerin olduğunu dile getiren Gülşen Böcek, “Down Sendromunun maalesef tedavisi mümkün değildir ama bu tanı konulan bebeklerin konuşma ve dil gelişimleri çoğunlukla gecikme göstereceğinden erken müdahale çok önemli bize gelen bebekler önce göz teması kuruyoruz bizleri tanımalarını bizlerinde onları tanımamızı sağlıyoruz çünkü karşılıklı olarak birbirimizi tanımazsak iletişime geçemiyoruz kendilerini kapatıyorlar. Sesin kaynağını bulma , yönlerini bulma, konuşma biraz daha büyüdükten sonra nesneleri tanıma özelikle konuşma çalışmaları yapmamız çok önemli özelikle 3-5-6 yaş aralığını kaçırırsak ileriki yaşlarda bunu düzeltmek çok zor oluyor. Biz 6 yaşına kadar yoğun bir şekilde dil çalışıyoruz, Down Sendromlularda dil çok sıkıntı oluyor mesela kupaya,  puka küpeye püke diyebiliyorlar yani tersten kodluyorlar bunla çok sık karşılaşıyoruz. Nesneleri tanıtıp onları doğru şekilde telaffuz etmelerini sağlıyoruz. Onun dışında renk, şekil, sayılar bunları öğretmeye çalışıyoruz. İlkokula hazırlamaya çalışıyoruz daha çok kalem tutma çalışmaları yapıyoruz çünkü çoğu Down Sendromlunun parmak kasları çok farklı olduğu için kalem tutmada çok zorlanabiliyorlar. Bunun için karalama çalışması ince motor çalışmaları yapıyoruz. Günlük hayata hazırlıyoruz çünkü bize geldiklerinde çok küçük oluyorlar eldiven takmasını, çorap çıkarmasını, pantolon çıkarmasını bilmiyorlar bunları burada kazandırmaya çalışıyoruz büyüdükçe evde yapabileceği yatağını kaldırma, sofra kurarken yardımcı olma, elektrikli süpürge, bulaşık makinesi kullanma gibi çalışmalar yapıyoruz. Özgüven bakım becerilerinde kendi banyolarını kendi yapma, tırnaklarını kesme gibi olayları yapmalarını öğretiyoruz” dedi.

“EĞİTİMİN YAŞI YOK”

Eğitimin yaşının olmadığını belirten Böcek, “Maalesef Down Sendromlu çocuklar ailelerine çok bağımlı oluyorlar ve bunu çok güzel kullanıyorlar ailelerin yapamadığı çalışmayı biz burada yapıyoruz evde ailesi dişini fırçalatamıyorsa mesela biz bu kazanlımı sağlıyoruz. Eğitimlerimiz ömürleri boyunca devam ediyor şu an 40lı yaşlarda öğrencilerimiz bile var eğitimin yaşı yok. Akademik olarak bir şeyler kazanamasa bile özgüven ve günlük beceri olarak sosyal hayat olarak birçok şey kazanıyorlar.  Tek başlarına genelde bir şeyler yapamasalar da çok iyi eğitimle çalışma ortamında fabrikalarda, cafeler de çalışabiliyorlar. Çok sosyal çocuklardır çevresinde ki bir insanın peşinden gidebilirler, müziğin etkisiyle dans edebilirler çok sosyal çocuklar müziği seviyorlar, etkinliği seviyorlar, dışarıyı seviyorlar insanlara çok çabuk bağlanabiliyorlar kaynaşmaları çok kolay oluyor” diye konuştu.

Yorumlar (0)