banner2

banner1

23.11.2019, 14:02

Adapazarı Kültür Sanat Etkinlikleri

Kendi kendime yazıya başlamadan önce dedim ki; “Ne bu şimdi?”

Edebiyatla ve edebiyat dünyası ile ilgili yazılar yazıyorum, yazmaya çalışıyorum bu köşede. İki yazı arasına biraz fazla zaman giriyor lakin konu belli. Edebiyat.

Edebiyatı seviyorum, edebi insanları ve edebi seviyorum. Tahmin ediyorum ki her insan gibi.

Çünkü edebiyatı bilmek edebini bilmektir ve inanın bu çok önemlidir.

Peki, bir insan edebini bilmezse ne olur?

Hepimizin tahmin edebildiği gibi. Haddinden fazla haddini aşar, saygısızlık gırla gider.

Peki, edep nedir? Adap nedir?

Had bilmektir efendiler, had. İnsan haddini bilmezse ne ölüyü bilir, ne küçüğünü bilir, ne büyüğünü bilir, ne de değerlerini bilir ve ne de saygı duyar bunlara.

Sonra geçip, değer bekler, saygı bekler, bilinmeyi bekler.

Orhangazi Kültür Merkezi’nde geçtiğimiz akşam konferans veren Değerli Hocamız(!) Yavuz Bahadıroğlu da konuşmasında şiddeti mantığa yatırdı. “Hep erkek mi karısını dövecek canım, biraz da kadın erkeği dövsün” dedi, insanlar da alkışladı.

Zaten kendisi sosyal medya üzerinden de ölmüş insan Afet İnan için “ Güzel mi?” sorusunu sordu, yanında ki zat da, “Gençliğinde güzeldi ancak sonradan şişmanlıyor” cümlesini kullandı. Bakın altını çiziyorum, ülke değerlerinden Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi kızına hakaret etmeyi geçtim, ölmüş bir kadının bedeni üzerinden konuşabildiler.

Sonra, “Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, İnkılapçılık CHP’nin 6 oku ve Atatürk ilke ve inkılaplarıdır, bunları okullarda okutmak CHP’ye yeni seçmenler yetiştirmektir” diyerek mantık dışı iddiada bulundu. Temel kavramlardır bu kavramlar. Artık tam olarak hangisinden rahatsız olduysa!

“Çalışan kadına devlet desteği vermek ne kadar ters bir iş” dedi yine sosyal medyasında. O konferansın düzenlenmesinde; katılımcıların organizasyonunu yapan, güvenliğini sağlayan ve kendisini dinleyen çalışan kadınların aslında çalışmayıp evde çocuk bakması gerektiğini, bu şekilde neslin zıvanadan çıktığını iddia etti.

Benim aslında pek de umurumda değil bu zat-ı muhteremin ne dediği.

Umurumda olan; insanların bu konuşmaları dinliyor olması, Adapazarı Belediyesi’nin bu konferansı bu CV’nin mukabilinde düzenliyor olması, şiddeti meşrulaştırırken insanların alkış tutuyor olması.

Ben bununla ilgileniyorum.

Ve bir şey ile daha ilgileniyorum.

Şeyma Subaşı’nın bile kitap yazdığı bu ülkede, biz gerçekten değerli olan insanlara ne zaman sahip çıkacağız?

Yorumlar (2)
olur 1 yıl önce
güzel makale daha çok yaz
şehadet şaman 1 yıl önce
iyiydi sonunda ağlamamak için zor tuttm kendimi