banner2

banner1

22.04.2017, 12:10

Adam gibi yaşamak...

Adam gibi yaşanmış hayat üzerine bir eski serseri ıslık tutturdum bu akşam.

Lamia havasındaydı ve içim, dışım bahardı.

Yeşil göveriyordu, yüreğim çiçekleniyordu.

Ulan ben ne mutlu bir adammışım be!

Kendimi mutluluktan kıskandım.

Ardıma bakınca ve önüme samimiyet çıkınca hayatı bir daha anladım.

Bir çınarın altında nefeslendim. Kaldırım taşlarını seyrettim. Ayak izlerinin yol kenarlarına armağan bıraktığı güllerin hatırası aşkları hatırladım.

Yüzler aşinaydı. Sevdalar bıraktığım gibi.

İlk okul arkadaşım çay söyledi, Muzo’ya on lira şarap parası verdim, kafayı bulup keyifle iki gazel patlatsın diye. Hacı abimin elini öptüm, mahalle gençlerinin enselerini okşadım ve bütün tanıdığım pencerelere selam verdim. İhtiyarların halini, hatırını sordum ve nedense yolum hep hatıralar sokağına düştü.

Özgürlüğün var olduğu,eski ve kirlenmemiş mekanlara. Kimseler kalmamıştı tanıdık.

Ama mekanlar ve ruhların çocukları vardı kaldırımlarda.

Duvara kale çizip kadere penaltı atıyorlardı.

Kendimi buldum ve haykırdım:

''Merhaba özgürlük.''

Elimi öptü yetiştirdiğim veletler, ihtiyarladım sandım ama tebessümlerinde bana hayatın en güzel ikramı vardı.

Sarıbaş'ın kahvesinde Ormancı, Çamur Şevket, İlyas,Zafer bekliyordu. Sevdalar ter temiz, haksızlığa küfürün bini bir paraydı sohbetimiz. Acelemiz vardı. Hayata yetişemiyorduk. Hayatın arkasında unuttuklarımız bekliyordu.

Bana hayata gülümsemeyi ve inatla köklerinden göğe tırmanan sarmaşığı hatırlatıyorlardı.

Lamia birde sen perdelerini açsaydın...

Pencerelerinde fesleğenler kurumasaydı.

Ben dağa bir tohum gibi savrulmasaydım.

Harbiden kapının önünde sana yazdığım son şarkıyı söylerdim.

Kafama saksılar atsan bile.

Öylece keyifli bir ıslıkla yoluma devam ederdim.

Yorumlar (0)